Varil Değil, Motorin

Petrol Piyasası Analizi

Varil Değil, Motorin

Fiyatı belirleyen artık kuyudan çıkan ham petrol değil, onu işleyebilen rafineri

Petrolandeco.com  ·  Enerji Ekonomisi  ·  2026

Türkiye’de motorinin litre fiyatı bir gecede 7,72 lira artıp Ankara’da 90 lirayı aştığında, herkesin gözü Brent’in seviyesine çevrildi. Oysa asıl hikâye orada değil. Ham petrol son bir ayda yükseldi ama rekor kıran şey ham petrolün fiyatı değil, ham petrolü motorine çevirme ayrıcalığının fiyatı oldu. Dünya, yarım yüzyıldır varil sayarken bu kez elinde yeterli rafineri olmadığını fark etti.

Ham Petrol Yanlış Termometre

Eylülün ilk günlerinde Brent 95 dolar bandında, WTI ise 92 dolara yakın işlem gördü. Bu, savaşın yedinci ayında olan bir piyasa için yüksek ama tarihsel olarak şoke edici olmayan bir seviye. Piyasayı izleyen herkesin varsayımı, fiyat 100 doları aşmadığı sürece dünyanın idare ettiği yönündeydi. Bu varsayım, ham petrolün tüketiciye doğrudan satılan bir ürün olduğu yanılgısına dayanıyor. Kimse depoya ham petrol koymuyor. Tarlada traktör, otoyolda tır, limanda vinç, jeneratörde motor, hepsi rafineriden geçmiş bir ürünle çalışıyor.

Geçmiş şoklarda ham petrol ile ürün birlikte hareket ederdi. 1973’te de, 1979’da da, 2008’de de kuyudaki kısıntı doğrudan pompaya yansımıştı, çünkü darboğaz üretimdeydi ve rafineri kapasitesi talebi rahatça karşılıyordu. Bu kez zincirin kırıldığı yer değişti. Ham petrol bulunabiliyor, hatta talep çöktüğü için yer yer alıcı bile bulamıyor. Bulunamayan şey, o ham petrolü motorine çevirebilecek sağlam bir tesis ve o tesise ulaşan güvenli bir rota. Fiyat, artık kıt olanın peşinden gidiyor.

Ham petrol ile ondan üretilen motorin arasındaki fiyat farkı, sektörün diliyle crack spread, tam da bu nedenle bir bolluk ve kıtlık ölçüsüdür. Fark daralıyorsa dünyada ürün boldur ve rafineri sahibi olmak sıradan bir iştir. Fark açılıyorsa ortada işlenmemiş ham petrol var ama onu işleyecek tesis yok demektir. Bu yılın ağustos ve eylül aylarında bu fark, kayıtların tutulduğu dönemin tamamındaki en yüksek seviyeye çıktı. 17 Ağustos’ta ABD Körfez Kıyısı motorin marjı gün içinde 102,20 dolara ulaşarak ilk kez 100 doları aştı, 1 Eylül’de ise 106 doların üzerine çıkarak yeni bir rekor kurdu. 3 Eylül’de Avrupa tarafında da eşik aşıldı ve kıtada motorin, üretildiği ham petrolün iki katından fazla bir fiyata satılır hale geldi.

Ham petrolün görece sakin kalmasının bir açıklaması var. Yüksek fiyat, talebi baltalıyor. Uluslararası Enerji Ajansı bu yıl için küresel petrol talebinin günde 1,6 milyon varil daralacağını öngörüyor ve bu tahmini bir ay içinde 510 bin varil daha aşağı çekti. Talebin çökmesi, ham petrol tarafındaki arz kaybını kısmen örtüyor. Ancak talebin çöktüğü yerler ile darlığın yaşandığı yerler aynı değil. Uçuş iptalleri ve petrokimya üretiminin durması ham petrol talebini düşürüyor, buna karşılık gıdayı, inşaatı ve tarımı taşıyan motorinin talebi sıkışmaya en dirençli kalem olmayı sürdürüyor. Ortalamanın gizlediği şey tam olarak budur: piyasa toplamda gevşerken belirli bir ürün ailesinde tarihî bir darlık oluşabilir.

106
Dolar / Varil
Tüm Zamanların Rekoru

1 Eylül’de ABD motorin rafineri marjı bu seviyeyi aştı. Bir rafineri, işlediği her varil için ham petrol maliyetinin üzerine bu kadar kazanıyor.

5
Milyon Varil / Gün
Kaybolan İşleme Kapasitesi

Temmuzda dünya rafinerilerinin işlediği ham petrol miktarı, bir yıl öncesinin bu kadar altında kaldı. Sorun kuyuda değil, kazanda.

%87,19
Ocak – Mayıs 2026
Türkiye’nin Rusya Bağı

Yılın ilk beş ayında Türkiye motorin ithalatının bu kadarını tek bir ülkeden karşıladı. Ağustosta o kapı kapandı.

Teknik Not: Marj Nasıl Okunur

Motorin marjı, bir varil motorinin fiyatından bir varil ham petrolün fiyatının çıkarılmasıyla bulunur. Rafinerinin cebine giren net kâr değildir; enerji, işletme ve nakliye maliyetleri bunun içinden çıkar. Ancak fiziksel darlığın en dürüst göstergesidir, çünkü pompadaki fiyattan ve vergiden bağımsızdır.

Basit hali: Brent 95 dolar, marj 100 dolar ise motorinin kendisi varil başına yaklaşık 195 dolardan işlem görüyor demektir. Bir varilde 159 litre bulunduğu düşünüldüğünde, vergisiz ve nakliyesiz haliyle bile ürünün maliyeti ham petrolün iki katıdır.

Dört Merkezin Üçü Aynı Anda Devre Dışı

Dünyanın rafinaj kapasitesi dört büyük bölgede yoğunlaşır: Körfez, Rusya, Asya ve Atlantik havzası. Bu yılın ilkbaharından itibaren bunların üçü aynı anda vurgun yedi. Şubat sonunda başlayan çatışmayla Hürmüz Boğazı fiilen kapandı ve Körfez üretimi savaş öncesi seviyesinin milyonlarca varil altına indi. Temmuz başında boğazın yeniden kapanmasının ardından bölge ihracatı günde 2,1 milyon varil düşerek 15 milyon varile geriledi. Kritik ayrıntı şu: Körfez’in motorin ihracatındaki kayıp, ham petrol ihracatındaki kaybın çok üzerinde gerçekleşti. Yani bölge, kısıtlı imkânıyla önce kendi iç talebini karşıladı, ihracata ayırdığı ürünü kesti.

Rusya cephesinde ise saldırı hedefi bilinçli biçimde değişti. Kuyular ve boru hatları yerine rafineriler vuruldu. Ağustos ayında Rus rafinerilerine en az 21 saldırı düzenlendi ve bu, savaşın başladığı 2022 şubatından bu yana bir ayda görülen en yüksek sayı oldu. Temmuzda ülkenin rafineri işleme hacmi günde 3,6 milyon varile inerek 2002 mayısından beri görülen en düşük seviyeye geriledi, ağustosta ise ortalama 3,8 milyon varilde kaldı. Benzin arzı beşte bir, motorin üretimi ise neredeyse dörtte bir azaldı. Ürün takip şirketlerinin verilerine göre geçen yılın ağustos ayından bu yana en az 25 Rus rafinerisi bu saldırılardan zarar gördü.

Bunların üzerine, uzun yıllara yayılmış sessiz bir gerileme ekleniyor. Avrupa, karbonsuzlaşma hedefleri ve düşük marjlar gerekçesiyle onlarca rafinerisini kapattı ve kıta, motorinde yapısal olarak ithalatçı hale geldi. Bolluk dönemlerinde bu bir sorun değildi, çünkü Rus ürünü Baltık limanlarından, Körfez ürünü Süveyş üzerinden akıyordu. İki kaynağın aynı anda kesilmesi, kıtayı tek başına açıkta bıraktı. Uluslararası Enerji Ajansı’nın temmuz verisi bu tabloyu tek cümlede özetliyor: dünya rafinerilerinin işlediği ham petrol, bir yıl öncesinin günde yaklaşık 5 milyon varil altında.

Ürün böyle bir ortamda kaybolmuyor, yalnızca yön değiştiriyor. Avrupa açığını kapatmak için Hindistan’a, ABD’ye ve yıllardır alışverişi olmadığı uzak limanlara yöneliyor. Hindistan rafinerileri Rus ham petrolünü işleyip ürünü Batı’ya satarak bu tablonun kazananı oldu, ABD Körfezi rafinerileri ise dünyanın tam kapasiteyle çalışan son büyük merkezi olarak Atlantik’in her iki yakasına birden mal satıyor. Ancak yeniden yönlenen her yük daha uzun bir yol demek. Aynı miktarda motorini taşımak için daha fazla gemi, daha fazla gün ve daha fazla navlun gerekiyor. Deniz taşımacılığında kapasitenin bu şekilde emilmesi, arz açığının fiyata yansımasını hafifletmiyor, aksine büyütüyor.

Tarih Piyasa Marj Anlamı
Mart 2026 ortası ABD 97 – 98 dolar Hürmüz şokunun ilk yansıması, o günün rekoru
17 Ağustos 2026 ABD Körfez Kıyısı 102,20 dolar Tarihte ilk kez üç haneli marj
1 Eylül 2026 ABD 106 doların üzeri Ağustos rekoru iki hafta sonra kırıldı
3 Eylül 2026 Avrupa 100 doların üzeri Kıta tarihinde ilk kez, ürün ham petrolün iki katı

Eriyen Tampon

Bir arz şokunun fiyata ne kadar sert yansıyacağını belirleyen şey, o şoku karşılayacak stokun büyüklüğüdür. Bu kez tampon zaten inceydi. Küresel gözlenebilir petrol stokları temmuz ayında 69 milyon varil azaldı; azalmanın büyük bölümü, ihracat kesintileri nedeniyle denizde yüzen yükün erimesinden geldi. Üçüncü çeyrekte küresel dengenin günde 1,8 milyon varil açık vermesi bekleniyor ve bu, 2021 sonundan bu yana görülen en derin çeyreklik açık anlamına geliyor. Krizin başında devreye alınan koordineli acil stok satışları da hız kesti, çünkü bu rezervlerin de bir sınırı var ve bir gün yerine konması gerekiyor.

Ürün tarafında tablo daha da dar. ABD’de damıtık ürün stokları mevsim ortalamasının çok altında, Avrupa’da ise depolar yılın son çeyreğine doğru uzun yılların en düşük seviyelerine doğru gidiyor. Piyasa yapısı da bu kıtlığı tescil ediyor. Yakın vadeli teslimatın ileri vadeliden pahalı olduğu bir eğri, elindeki ürünü bugün satanı ödüllendirir, depolayanı cezalandırır. Eylül ve kasım teslimatlı gasoil kontratları arasındaki fark ton başına 80 dolara kadar açıldı. Böyle bir eğride kimse stok biriktirmez, herkes günü kurtaracak kadar alır. Sonuç, en küçük aksamanın bile fiyatta abartılı bir sıçramaya yol açtığı kırılgan bir sistemdir.

Rusya Kapıyı İçeriden Kapattı

Rafinerileri vurulan bir ülkenin ilk tepkisi ihracatı kesmek olur, çünkü siyasi olarak katlanılabilir tek şey budur. Moskova temmuz başında motorin ihracatını üreticiler için yasakladı, ardından yasağı ağustos sonuna, sonra da 30 Eylül’e uzattı. Benzinde ve üretici olmayan ihracatçıların motorininde yasak 31 Ocak 2027’ye, havacılık yakıtında ise 30 Kasım 2026’ya kadar geçerli. Rusya, normal zamanlarda ABD’den sonra dünyanın en büyük ikinci motorin ihracatçısı ve küresel arzın yaklaşık onda birini karşılayan ülke. Bu hacmin denizden çekilmesi, piyasada yerine konabilecek bir alternatifi olmayan bir boşluk anlamına geliyor.

Ürün Kapsam Yasağın bitişi
Motorin, denizcilik yakıtı, gasoil Üreticiler 30 Eylül 2026
Motorin Üretici olmayan ihracatçılar 31 Ocak 2027
Benzin Tümü 31 Ocak 2027
Havacılık yakıtı Tümü 30 Kasım 2026

Yasak, iç piyasayı da kurtarmaya yetmedi. Ağustos ortasında Moskova’daki büyük istasyon zincirleri araç başına 40 ila 60 litre satış sınırı koydu, bazı bölgelerde karne uygulamasına geçildi. Dünyanın en büyük enerji ihracatçılarından biri, komşularından yakıt ithal eder duruma düştü. Enerji tarihinde alışılmış olan, ürün üreten ülkenin fiyat belirlemesidir. Burada tersi oldu: ürün üreten ülke, kendi vatandaşına satacak yakıtı bulmak için ihracatını kapattı ve bu karar, binlerce kilometre ötedeki bir pompanın fiyatını belirledi.

“Bir ülkenin kuyularını vurmak fiyatı yükseltir, rafinerilerini vurmak ise onu ithalatçı yapar. İkincisi, piyasa için çok daha kalıcı bir hasardır.”

Türkiye’nin Ucuz Kaynağı Kesildi

Türkiye motorinde net ithalatçı. Rafinerileri, iç talebin tamamını karşılayacak büyüklükte değil ve aradaki fark yıllardır denizden geliyor. İthalatın iç teslimatlara oranı 2025’te yüzde 40’ın üzerindeydi, bu yılın ilk beş ayında yüzde 35,68 olarak gerçekleşti. Bu ithalatın kaynağı ise neredeyse tek adresti. Türkiye 2025’te günde 281 bin varil motorin satın aldı ve bunun yüzde 85’i Rusya’dan geldi. 2026’nın ilk beş ayında bu oran yüzde 87,19’a çıktı.

Bu bağın mantığı basitti. Avrupa yaptırımlar nedeniyle Rus ürününü almayı bıraktığında, o ürün alıcı aramaya başladı ve iskontoyla satıldı. Türkiye’deki dağıtım şirketleri Karadeniz’den iskontolu ürün alıp iç piyasada Akdeniz kotasyonuna göre fiyatlandırdı. Aradaki fark, tedarik zincirinde kaldı. Şimdi denklemin ucuz tarafı ortadan kalktı. Kargo takip verileri, ocak-haziran döneminde günde 200 bin varilin üzerinde seyreden Rusya kaynaklı motorin ithalatının temmuzda 100 bin varile, ağustosta ise 80 bin varile indiğini gösteriyor.

Grafik 1
Türkiye’nin Rusya’dan Motorin İthalatı
2025 ortalaması
281

Ocak – Haziran 2026
200+

Temmuz 2026
100

Ağustos 2026
80

Bin varil / gün. Kargo takip verileri ve düzenleyici kurum raporları.

Boşluğu dolduran adresler değişti. Ağustos ayında Türkiye’nin Hindistan’dan aldığı motorin günde 120 bin varili, ABD’den aldığı ise 90 bin varili buldu. Her iki rakam da kargo takibinin başladığı 2017’den bu yana kaydedilen en yüksek aylık seviye. Ürün geliyor, arzda fiziksel bir kesinti yok. Değişen şey, gelen ürünün fiyatı. İskontolu Karadeniz kotasyonuyla alınan yükün yerini, dünyanın en pahalı motorin piyasasından alınan yük aldı.

Fiyat farkı, kotasyonla da sınırlı değil. Novorossiysk’ten İstanbul’a bir yük birkaç günde gelir, Batı Hindistan kıyısından ya da ABD Körfezi’nden gelen yük haftalar sürer. Uzayan sefer, daha fazla navlun, daha uzun süre bağlı kalan sermaye ve bugünün koşullarında yükselmiş savaş riski sigortası demektir. Yani Türkiye yalnızca ürünü daha pahalı bir referanstan almıyor, o ürünü çok daha uzaktan taşıyor. Denizde geçen her ek gün, litre fiyatının içine sessizce yerleşiyor.

Bağımlılığın Yönü Zaten Değişiyordu

Ham petrol tarafında kayma daha erken başlamıştı. Rusya’nın Türkiye’nin toplam petrol ve petrol ürünü ithalatındaki payı 2024’te yüzde 56’nın üzerindeyken 2025’te yüzde 47’ye, mayıs ayında ise yüzde 40 dolayına indi. Haziran ayında Rusya 1 milyon 519 bin tonla hâlâ en büyük tedarikçi olsa da, 570 bin tonla ABD ve 464 bin tonla Kazakistan arayı belirgin biçimde kapattı. ABD’nin Türkiye’nin ham petrol ithalatındaki payı son üç yılın ortalamasında yüzde 0,47 iken, yılın ilk altı ayında yüzde 5,76’ya yükseldi. Motorindeki kopuş, bu yavaş kaymanın bir gecede hızlanmış hali oldu.

Grafik 2
Ağustos 2026: Yeni Tedarik Haritası
Hindistan
120

ABD
90

Rusya
80

Bin varil / gün. Hindistan ve ABD rakamları, 2017’den bu yana görülen en yüksek aylık seviyeler.
Ürün Geliyorsa Fiyat Neden Bu Kadar Arttı?

Çünkü Türkiye’de pompa fiyatı, ürünün nereden geldiğine değil, Akdeniz piyasasındaki işlenmiş ürün kotasyonuna bakılarak hesaplanıyor. Gümrüksüz rafineri fiyatının üzerine özel tüketim vergisi ve düzenleyici kurum payı eklenerek satış fiyatı bulunuyor, en sonda da katma değer vergisi geliyor. Bu yapı, ucuz kaynağa erişildiğinde tüketiciye değil zincire kazanç yazıyordu.

Aynı yapı, ucuz kaynak kesildiğinde tüketiciyi hiçbir tampon olmadan Akdeniz fiyatının karşısına bırakıyor. Bugün Akdeniz fiyatı, tarihinin en yüksek rafineri marjını içeriyor. Yani pompadaki artışın kaynağı yalnızca kur ya da ham petrol değil, motorinin kendi kıtlığı.

Vergi Kalkanı ve Onun Takvimi

Türkiye yıllardır dünya fiyatındaki dalgalanmayı pompaya yansıtmamak için verginin esnekliğini kullandı. Dünya fiyatı yükseldiğinde özel tüketim vergisi düşürülüyor, düştüğünde geri yükleniyordu. Bu yılın ağustos ayında bu mekanizma motorin için kaldırıldı. 13 Ağustos’ta yayımlanan kararla motorindeki vergi ay sonuna kadar sıfırlandı; 12 Ağustos’ta litre başına 6,31 lira olan vergi bir gecede tamamen silindi. Aynı karar, verginin ay ay geri yükleneceği bir takvim de ilan etti.

Grafik 3
Motorinde Vergi Merdiveni
13 – 31 Ağustos
0,00

Eylül
3,00

Ekim
6,00

Kasım
9,00

Aralık
12,00

1 Ocak 2027’den itibaren
13,9006

Litre başına özel tüketim vergisi, Türk lirası. Katma değer vergisi bunun üzerine ayrıca ekleniyor.

Bu takvimin anlamı şu: dünya piyasası hiç kıpırdamasa bile, eylülden ocak ayına kadar motorinin litresine vergi kaynaklı yaklaşık 11 lira eklenecek. Katma değer vergisiyle birlikte pompadaki karşılığı 13 liranın üzerine çıkıyor. Yani önümüzdeki dört ay boyunca her ayın ilk günü, dış piyasadan bağımsız bir zam takvimde hazır bekliyor. Eylülün ilk günü bunun ilk basamağı uygulandı ve pompaya 3,60 lira olarak yansıdı. Üç gün sonra, dış piyasa kaynaklı artış geldiğinde litre fiyatı 7,72 lira daha yükseldi.

Tarih Olay İstanbul motorin
12 Ağustos Vergi litre başına 6,31 lira 86,20 lira
13 Ağustos Vergi sıfırlandı, esnek mekanizma kaldırıldı Gerileme
1 Eylül Vergi 3 liraya çıktı, pompaya 3,60 lira yansıdı 81,08 lira
4 Eylül Dış piyasa kaynaklı 7,72 liralık artış 88,89 lira

Ankara ve İzmir’de litre fiyatı 90 lirayı aştı. Elli litrelik bir depo, tek gecede yaklaşık 386 lira daha pahalı doluyor. Bunun tırla mal taşıyan, tarlada traktör çalıştıran, soğuk zincirle sebze sevk eden için anlamı, dört gün içinde maliyetin yaklaşık onda bir oranında artmasıdır. Motorin, ekonominin geri kalanına en hızlı geçen maliyet kalemidir; çünkü nakliye ücreti neredeyse her hafta güncellenirken kira, ücret ve fiyat listesi yılda birkaç kez değişir.

Verginin ağustos ortasında sıfırlanması tesadüfi bir zamanlama değildi. Hasat mevsiminin ortasıydı ve motorin, tarımsal üretimde en büyük tek girdi kalemlerinden biri. Traktörden sulama motoruna, biçerdöverden ürünü şehre taşıyan kamyona kadar zincirin her halkası aynı yakıtla dönüyor. Verginin geri yüklenmesi, bu maliyetin sonbaharda üreticiye geri dönmesi anlamına geliyor. Gıda fiyatlarının aylık seyrine bakan herkesin, motorin kalemini kur kadar yakından izlemesi gerekiyor.

Enflasyon açısından motorinin özelliği, doğrudan ağırlığından çok dolaylı etkisinde. Tüketici sepetindeki payı sınırlıdır, ancak sepetteki hemen her kalem bir noktada motorinle taşınır. Bu nedenle akaryakıt zamları enflasyon verisine iki aşamada girer. Önce doğrudan yansır, sonra üç ile altı ay içinde nakliye ücretleri üzerinden gıdaya, mobilyaya, inşaat malzemesine dağılır. İkinci dalga, ilkinden daha büyük ve daha kalıcıdır. Dezenflasyon patikasını tartışan bir ülkede, dört ay boyunca takvime bağlanmış bir vergi artışının aynı anda yürürlükte olması, bu ikinci dalgayı baştan garanti altına almış oluyor.

Kritik Tespit

Türkiye üç korumasını aynı anda kaybetti. Ucuz tedarikçisi ihracatı kapattı, dünya piyasasında rafineri marjı tarihinin zirvesine çıktı ve dalgalanmayı emen vergi mekanizması kaldırılıp yerine ay ay artan bir takvim kondu. Bu üçünün üst üste gelmesi, pompadaki artışın Brent’in seviyesiyle açıklanamamasının nedenidir. Varil ucuzlasa bile, motorini üretecek rafineri bulunmadığı sürece fatura küçülmez.

Bundan Sonra Neye Bakmalı

İlk tarih 30 Eylül. Rusya’nın motorin ihracat yasağının bitiş günü bu, ancak rafinerileri onarılmadan yasağın kaldırılması iç piyasayı yeniden boşaltacağı için uzatılması sürpriz olmaz. İkinci mesele mevsim. Kuzey yarımkürede ekim ile birlikte ısınma talebi devreye giriyor ve motorin, kalorifer yakıtı ve jet yakıtıyla aynı ürün ailesinden çıkıyor. Aynı damıtma aralığı için üç talep aynı anda yarışacak.

Üçüncüsü, üretici kartelinin kararlarının bu tabloda ne kadar işe yarayacağı. Kota artırmak, ham petrolün kuyudan çıkmasına izin verir; ancak ortada onu işleyecek tesis ve o tesise ulaştıracak rota yoksa, artan kota kâğıt üzerinde kalır. Bu krizin en öğretici tarafı, yarım yüzyıldır piyasanın güvenlik yastığı sayılan yedek üretim kapasitesinin, rafinaj ve taşıma darboğazı karşısında hükmünü yitirmesidir. Dördüncüsü piyasa yapısının kendisi. Yakın vadeli kontratın ileri vadeliden pahalı olması, tüccarın bugünkü molekülü yarınkine tercih ettiğini gösterir ve bu fark şu anda alışılmadık ölçüde açık. Bu yapı, stok tutmayı cezalandırdığı için sistemdeki tamponu daha da inceltiyor. Beşincisi Hürmüz. Boğaz açılırsa Körfez rafinerileri ürünü yeniden denize verecek ve marjlar hızla geri çekilecek. Açılmazsa, kışa dünyanın gördüğü en dar motorin piyasasıyla girilecek.

Türkiye açısından soru, bu yılın faturasından ibaret değil. Yıllardır tartışılan rafineri yatırımı meselesi, marjın 100 doları aştığı bir dünyada farklı bir hesap tablosuna oturuyor. Ham petrolü işleyebilen ülkeler bu dönemde ürünü satarak kazandı, işleyemeyenler ise hem ürünü hem de o marjı ithal etti. Ceyhan’ın ticaret merkezi olma tartışmasının içine, depolama ve terminal kapasitesinin yanına artık işleme kapasitesinin de girmesi gerekiyor. Çünkü bu krizin öğrettiği tek şey varil sayısının değil, o varili kullanılabilir hale getiren tesisin belirleyici olduğudur.

Kaynaklar

Uluslararası Enerji Ajansı, Oil Market Report. Ağustos 2026.

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu, Petrol Piyasası Sektör Raporları. 2026.

Resmî Gazete, Motorin türü mallarda özel tüketim vergisi tutarlarının belirlenmesine ilişkin karar. 13 Ağustos 2026.

Bloomberg, Rafineri marjları ve küresel motorin arzı üzerine haberler. Ağustos – Eylül 2026.

Reuters, Rusya’nın akaryakıt ihracat yasağı ve rafineri işleme hacimleri. Ağustos 2026.

Financial Times, Avrupa motorin marjının 100 doları aşması. 3 Eylül 2026.

Kpler, Motorin kargo takip verileri. 2026.

Petrolandeco

petrolandeco.com  ·  Enerji Ekonomisi ve Küresel Piyasalar