Hazine ve Bütçe Verileri Nasıl Okunur? Hiç bilmeyenler için sıfırdan devletin bütçesini, kasasını ve borcunu anlama rehberi

Sıfırdan Rehber · Kamu Maliyesi

Hazine ve Bütçe Verileri Nasıl Okunur?

Hiç bilmeyenler için sıfırdan devletin bütçesini, kasasını ve borcunu anlama rehberi
PETROLANDECO · Ekim 2026 · Güncel veriler: Eylül 2026 bütçe ve nakit, Ağustos 2026 borç stoku

Her ay televizyonda ya da gazetede aynı tür cümleler geçer: “Bütçe açık verdi”, “Hazine borçlandı”, “faiz dışı fazla”, “borç stoku rekor kırdı”. Rakamlar herkesin önündedir, ama çok azımız bu rakamların ne anlama geldiğini, birbirine nasıl bağlandığını ve neyi gizlediğini bilir. Bu rehber, hiç ekonomi okumamış birinin devletin bütçe, kasa ve borç tablolarını açıp kendi başına okuyabilmesi için yazıldı. Önce kavramları bir aile bütçesi ve kurgusal bir devlet üzerinden sıfırdan kuracağız, sonra Türkiye’nin gerçek verileriyle çalışacağız.

Bu rehber nasıl kullanılır
Rehberde 3 tür rakam var ve her birini ayrı bir etiketle işaretledik. GERÇEK VERİ etiketi, Hazine ve Maliye Bakanlığı, TÜİK ya da Orta Vadeli Program gibi resmî kaynaklardan alınmış, dönemi belirtilmiş verileri gösterir. KURGU ÖRNEK etiketi, konuyu öğretmek için uydurduğumuz yuvarlak rakamları gösterir; bunlar asla Türkiye verisi değildir. Bu rakamların hepsi “Kurgu Devleti” adını verdiğimiz hayalî bir ülkeye aittir ve bütün tablolarda birbirine bağlıdır. KENDİ HESABIMIZ etiketi ise resmî verilerden bizim yaptığımız hesaplamaları gösterir; bunlar resmî gösterge değildir.

Bölümler birbirinin üzerine kurulur. İlk 9 bölümü sırayla okumanızı öneririz; sonrasında ilginizi çeken başlığa geçebilirsiniz. Her bölüm kısa bir özet ve cevaplı sorularla biter. Cevabı görmek için sorunun altındaki altın renkli “Cevabı göster” yazısına dokunmanız yeterli.

Rehberdeki güncel veriler 23 Ekim 2026 itibarıyla doğrulanmıştır. Bütçe ve Hazine verileri her ay yenilenir; burada öğrendiğiniz yöntem değişmez. Amaç rakamları ezberlemek değil, her yeni veri geldiğinde aynı yöntemle okuyabilmektir.

1. Devletin Parası Neden Sizi İlgilendirir?

Devletin bütçesi uzak, soyut bir konu gibi görünür. Oysa her gün ödediğiniz vergiler o bütçenin gelir tarafını, aldığınız hizmetler, yollar, okullar, hastaneler, emekli aylıkları ve memur maaşları da gider tarafını oluşturur. Devlet gelirinden fazla harcarsa aradaki farkı borçla kapatır; o borcun faizini de yine vergilerle öder. Devlet çok borçlandığında piyasadaki parayı kendine çeker ve faizler yükselebilir; bu da sizin konut kredinizin, işletmenizin kredisinin faizini etkiler. Yani bütçe tablosu, aslında ülkenin ortak cüzdanının tablosudur.

Bir aile bütçesiyle başlayalım

KURGU ÖRNEK

Bir ailenin bir aylık durumunu düşünelim. Evin toplam geliri 60.000 lira. Kira, market, fatura ve okul masrafları 58.000 lira tutuyor. Ama aile geçmişte biriktirdiği kredi kartı borcu için bu ay 6.000 lira faiz ödüyor. Toplam harcama 64.000 lira oluyor. Gelirle karşılaştırınca ay 4.000 lira açıkla kapanıyor.

Bu basit örnekte 2 farklı soru sorabiliriz. Birincisi: “Aile bu ay ne kadar açık verdi?” Cevap 4.000 lira. İkincisi: “Geçmişteki borcun faizi olmasaydı, aile bugünkü masraflarını bugünkü geliriyle karşılayabiliyor mu?” Cevap evet: 60.000 lira gelir, 58.000 lira faiz dışı masraf; 2.000 lira artıyor. Yani aile bugünkü hayatını geliriyle döndürebiliyor, onu açığa sokan şey geçmişten kalan borcun faizi.

Devletin bütçesi de tam olarak bu 2 soruyla okunur. Birinci soruya verilen cevabın adı bütçe açığıdır, ikinci soruya verilen cevabın adı faiz dışı dengedir. Bu rehberin büyük kısmı, bu 2 kavramın ve onlardan doğan borcun nasıl okunacağını anlatıyor. Bu tablonun yapısı da tesadüfen seçilmedi: İlerleyen bölümlerde göreceğimiz gibi Türkiye’nin 2025 yılı bütçesi de tam olarak bu yapıdadır; faiz hariç fazla, faiz dahil açık.

Devlet bir aileye ne kadar benzer?

Aile benzetmesi başlangıç için çok işe yarar, ama sınırlarını da bilmek gerekir. Devlet 4 açıdan bir aileden farklıdır. Birincisi, geliri büyük ölçüde kendi koyduğu kurallara bağlıdır: Vergi oranını değiştirerek gelirini artırabilir. Bir aile maaşına zam yapamaz. İkincisi, devletin ömrü yoktur; bu yüzden borcunu hiçbir zaman tamamen ödemek zorunda değildir, vadesi gelen borcu yenisiyle çevirmeye devam edebilir. Önemli olan borcun sıfıra inmesi değil, taşınabilir kalmasıdır. Üçüncüsü, devletin harcaması başkalarının gelirine dönüşür: Devlet kemer sıktığında maaşlar, siparişler ve dolayısıyla vergi gelirleri de etkilenir. Dördüncüsü, devletin borcunun önemli bir kısmı kendi vatandaşlarına ve kendi bankalarınadır; bir ailenin borcu ise hep başkasınadır.

Bu farklar, devletin sınırsız borçlanabileceği anlamına gelmez. Tersine, borç pahalılaştığında ya da yatırımcılar devlete güvenmediğinde devletin de bir aile gibi sıkışabildiğini tarih defalarca gösterdi. Benzetmeyi kullanacağız, ama her seferinde nerede işlediğini ve nerede işlemediğini söyleyeceğiz.

Bu bölümde öğrendiklerimiz
›Devletin bütçesi, vergilerle dolan ve hizmetlerle boşalan ortak bir cüzdandır.
›Bütçe açığı “bu dönem ne kadar eksik kaldık” sorusunu, faiz dışı denge “geçmişin faizi olmasaydı bugünkü masrafları karşılayabiliyor muyuz” sorusunu yanıtlar.
›Aile benzetmesi işe yarar ama devlet vergi koyabilir, borcunu sürekli çevirebilir ve harcaması başkalarının geliridir.
Kendinizi sınayın
Soru 1. Aile örneğinde faiz ödemesi 6.000 değil 1.000 lira olsaydı ay nasıl kapanırdı?
CEVABI GÖSTER
Toplam harcama 58.000 + 1.000 = 59.000 lira olurdu. Gelir 60.000 lira olduğu için ay 1.000 lira fazla ile kapanırdı. Faiz dışı denge değişmezdi: Yine 2.000 lira fazla. Bu, faizin bütçe sonucunu ne kadar değiştirebildiğini gösterir.
Soru 2. Devlet borcunu neden hiçbir zaman tamamen ödemek zorunda değildir?
CEVABI GÖSTER
Çünkü devletin bir ömrü yoktur ve vadesi gelen borcunu yeni borçla çevirebilir. Asıl soru borcun sıfırlanması değil, ekonomiye göre büyüklüğünün ve faizinin taşınabilir kalıp kalmadığıdır.

2. Başlamadan Önce 10 Kelime

Kamu maliyesi haberlerinde aynı 10 kelime tekrar tekrar karşımıza çıkar. Bunları baştan net olarak tanımlarsak, rehberin geri kalanı çok kolay akar.

Tablo 1. Rehberin 10 temel kelimesi
KelimeNe demek?Ailedeki karşılığı
GelirDevletin kasasına giren para: vergiler, harçlar, cezalar, devlet şirketlerinden gelen kâr payı.Ailenin maaşı
GiderDevletin harcadığı para: maaşlar, alımlar, yardımlar, yatırımlar, faiz.Ailenin bütün masrafları
AçıkGiderin gelirden fazla olan kısmı.Ay sonunda eksik kalan para
FazlaGelirin giderden fazla olan kısmı.Ay sonunda artan para
BorçBaşkasından alınan, geri ödenmesi gereken para.Banka kredisi
AnaparaBorç olarak alınan paranın kendisi.Kredinin çekilen tutarı
FaizBorcu kullanmanın bedeli; anaparanın üzerine ödenen ek tutar.Kredinin faizi
AkımBir dönem boyunca olan hareket: bir yılın geliri, bir ayın açığı.Bu ay musluktan akan su
StokBelirli bir günde var olan toplam: 31 Aralık’taki toplam borç.Küvetteki toplam su
Millî gelir (GSYH)Bir ülkede bir yılda üretilen bütün mal ve hizmetlerin değeri; ekonominin büyüklüğü.Ailenin yıllık toplam kazancı

Bu listedeki en önemli ayrım, akım ile stok arasındaki farktır. Banyo küvetini düşünün. Musluktan akan su akımdır: “Bu dakikada 10 litre aktı” dersiniz. Küvetteki su ise stoktur: “Şu anda küvette 150 litre su var” dersiniz. Bütçe açığı musluktan akan sudur; borç stoku ise küvetteki sudur. Bir yılın açığı, borç küvetine o yıl eklenen suyun büyük bir kısmıdır. İkisini birbirine karıştırmak, kamu maliyesinde en sık yapılan hatadır ve 9. bölümde bu benzetmeye geri döneceğiz.

Bir de millî gelir kavramına neden ihtiyaç duyduğumuzu açıklayalım. 1 trilyon liralık bir borç, 10 trilyonluk bir ekonomi için ağır, 100 trilyonluk bir ekonomi için hafiftir. Aynı şekilde, aylık geliri 20.000 lira olan biri için 100.000 liralık borç büyük, aylık geliri 500.000 lira olan biri için küçüktür. Bu yüzden devletin açığını ve borcunu çoğu zaman millî gelire oranla, yani “ekonominin ne kadarı” diye ifade ederiz. Bu oran, yıllar ve ülkeler arasında karşılaştırma yapmanın en sağlam yoludur.

Bu bölümde öğrendiklerimiz
›Akım bir dönemdeki hareketi, stok belirli bir gündeki toplamı ölçer. Bütçe açığı akım, borç stoku stoktur.
›Anapara borcun kendisi, faiz ise kullanma bedelidir; ikisi farklı muamele görür.
›Büyük rakamları anlamlı kılmak için onları ekonominin büyüklüğüne, yani millî gelire böleriz.
Kendinizi sınayın
Soru 1. “Hazine Eylül ayında 300 milyar lira borçlandı” cümlesi akımdan mı söz ediyor, stoktan mı?
CEVABI GÖSTER
Akımdan. Bir ay boyunca yapılan borçlanmayı anlatıyor. “31 Ağustos itibarıyla borç stoku 15,9 trilyon lira” cümlesi ise stoktan söz eder.
Soru 2. A ülkesinin borcu 2 trilyon, millî geliri 4 trilyon; B ülkesinin borcu 3 trilyon, millî geliri 12 trilyon. Hangisinin borcu ekonomisine göre daha ağır?
CEVABI GÖSTER
A ülkesinin. A’nın borcu millî gelirinin %50’si, B’ninki %25’idir. Nominal olarak B daha çok borçlu görünse de ekonomisine göre daha hafif bir yük taşır.

3. Kim Kimdir: Bütçe, Hazine ve Maliye

Haberlerde “Maliye”, “Hazine” ve “bütçe” kelimeleri sık sık birbirinin yerine kullanılır. Aslında 3 farklı şeyi anlatırlar.

Bütçe, devletin bir yıl içinde ne kadar gelir elde etmeyi beklediğini ve hangi kuruma ne kadar harcama izni verdiğini gösteren yasal belgedir. Her yıl sonbaharda hazırlanır, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görüşülür ve kanun olarak kabul edilir. Bütçe kanunu bir harcama izni verir; buna ödenek denir. Yıl boyunca gerçekleşen gelir ve giderler her ay açıklanır ve buna bütçe gerçekleşmeleri denir. Yıl bittikten sonra kesinleşen sonuçlar da yine Meclis’ten bir “kesin hesap kanunu” olarak geçer.

Maliye, devletin gelir ve gider işlerini, yani vergi toplamayı ve harcamaları düzenleyen tarafın adıdır. Hazine ise devletin kasasıdır: Paranın fiilen girip çıktığı, açık olduğunda borç bulan, vadesi gelen borcu ödeyen birimdir. Türkiye’de bu 2 görev bugün tek bir bakanlık altında, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nda toplanmıştır. Bu yüzden bütçe verileri de, Hazine’nin kasa ve borç verileri de aynı Bakanlıktan yayımlanır, ama farklı birimlerden ve farklı günlerde.

“Devlet” dediğimiz şeyin sınırı nerede?

Gazetede okuduğunuz “bütçe açığı”, Türkiye’de merkezi yönetim bütçesinin açığıdır. Merkezi yönetim; bakanlıkları (genel bütçeli idareler), üniversiteler ve Karayolları gibi kendi gelirleri olan kurumları (özel bütçeli idareler) ve bankacılık, enerji gibi alanları düzenleyen bağımsız kurumları kapsar. Ama devletin tamamı bu değildir. Belediyeler, Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamuya ait şirketler merkezi yönetim bütçesinin dışındadır. Bütçe onlara para aktardığında bu aktarma bütçede gider olarak görünür, ama onların kendi açığı ya da borcu bütçe açığında görünmez.

Bunu bir ailede şöyle düşünebilirsiniz: Gördüğünüz tablo ana ailenin bütçesidir. Üniversitede okuyan çocuğa her ay gönderilen harçlık bu bütçede görünür, ama çocuğun kendi kredi kartı borcu görünmez. Ailenin toplam durumunu görmek için çocuğun hesabına da bakmak gerekir. Devlet için bu geniş resme genel devlet ya da kamu kesimi denir ve özellikle ülkeler arası karşılaştırmalarda bu geniş tanım kullanılır. Bu rehberde aksi belirtilmedikçe “bütçe” dediğimizde merkezi yönetim bütçesini kastedeceğiz.

Tablo 2. Her ay yayımlanan 5 temel tablo
YayınHangi soruya cevap verir?Ne zaman yayımlanır?
Bütçe gerçekleşmeleriBu ay ve bu yıl ne kadar gelir, ne kadar gider, ne kadar açık?Her ayın 15’i civarı
Hazine nakit gerçekleşmeleriKasaya bu ay fiilen ne girdi, ne çıktı, açık nasıl kapatıldı?Her ayın ilk haftası
İç borçlanma istatistikleriBorç ne kadar çevrildi, yeni borcun vadesi ve maliyeti ne?Her ayın 6’sı ile 8’i arası
Merkezi yönetim borç stokuAy sonunda toplam borç ne kadar, ne kadarı döviz cinsi?Her ayın 20’si civarı
İç borçlanma stratejisiÖnümüzdeki 3 ayda ne kadar borç ödenecek, ne kadar borçlanılacak?Her ayın sonu
Bütün yayınlar Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yapılır. Yayım günleri tatillere göre kayabilir.
Bu bölümde öğrendiklerimiz
›Bütçe bir harcama izni ve gelir tahminidir; gerçekleşmeler her ay açıklanır.
›Maliye gelir ve gider kurallarını, Hazine ise kasayı ve borcu yönetir. Türkiye’de ikisi aynı bakanlıktadır.
›Haberlerdeki bütçe açığı merkezi yönetimin açığıdır; belediyeler, Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu şirketleri bu rakamın dışındadır.
Kendinizi sınayın
Soru 1. Bir belediyenin borcu artarsa merkezi yönetim bütçe açığı da artar mı?
CEVABI GÖSTER
Doğrudan artmaz. Belediyeler merkezi yönetimin dışındadır. Ancak merkezi yönetim belediyeye ek kaynak aktarırsa, o aktarma bütçede gider olarak görünür ve açığı etkiler.
Soru 2. Bütçe kanununda bir kurum için yazılan rakam, o kurumun mutlaka o kadar harcayacağı anlamına gelir mi?
CEVABI GÖSTER
Hayır. Bütçe kanunu bir harcama izni, yani ödenektir. Kurum daha az harcayabilir, yıl içinde ek ödenekle daha fazlasını da harcayabilir. Gerçekte ne olduğunu aylık gerçekleşmeler gösterir.

4. Devlet Parayı Nereden Bulur?

Devletin gelirinin büyük kısmı vergidir. Vergiler kabaca 2 aileye ayrılır. Dolaysız vergiler kazanç üzerinden alınır: Maaşınızdan kesilen gelir vergisi ya da bir şirketin kârından alınan kurumlar vergisi gibi. Kim ne kadar kazanıyorsa ona göre ödenir. Dolaylı vergiler ise harcama üzerinden alınır: Marketten aldığınız her üründe ödediğiniz katma değer vergisi (KDV), akaryakıt, sigara ya da otomobilde ödediğiniz özel tüketim vergisi (ÖTV) gibi. Bunlar kimin ne kadar kazandığına bakmaz; aynı ürünü alan herkes aynı vergiyi öder.

Vergi dışında da gelirler vardır ve bunlara vergi dışı gelirler denir: Devlete ait şirketlerden gelen kâr payları, merkez bankasının kârından devlete aktarılan pay, kamu arazilerinin kiraları, trafik cezaları, harçlar ve devlet malının satışından gelen paralar. Bu son kalem, yani özelleştirme ya da kamu taşınmazlarının satışı, özel bir dikkat ister: Bir evi bir kez satarsınız. O yılın gelirini büyütür, ama ertesi yıl tekrarlanmaz. Bu tür gelirlere bir defalık gelir denir.

KURGU ÖRNEK
Tablo 3. Kurgu Devleti’nin bu yılki gelirleri
Gelir kalemiTutar (milyar lira)Vergi içindeki pay
Gelir vergisi220%25,0
Kurumlar vergisi110%12,5
Katma değer vergisi (KDV)310%35,2
Özel tüketim vergisi (ÖTV)170%19,3
Diğer vergiler ve harçlar70%8,0
Vergi gelirleri toplamı880%100
Merkez bankasından aktarılan kâr40
Özelleştirme geliri (bir defalık)30
Devlet şirketleri ve mülk gelirleri30
Cezalar ve diğer20
Vergi dışı gelirler toplamı120
Toplam bütçe geliri1.000
Kurgu Devleti hayalî bir ülkedir; rakamlar öğretim amaçlıdır. Bu tablo, 6, 7, 8, 9 ve 12. bölümlerdeki tablolarla birbirine bağlıdır.

Kurgu Devleti’nin 1.000 milyar liralık gelirinin 880’i, yani %88’i vergiden geliyor. Vergilerin içinde en büyük kalem KDV; ÖTV ile birlikte düşünüldüğünde vergilerin yarıdan fazlası harcamalardan toplanıyor. Bir de özelleştirme satırına dikkat edin: 30 milyar lira bu yıl kasaya girdi, ama satılacak bir şirket her yıl yoktur. Bu satırı 6. bölümde tekrar hatırlayacağız.

Türkiye’de vergiler nereden geliyor?

GERÇEK VERİ

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın verilerine göre Türkiye’de merkezi yönetim bütçesi 2025 yılında 12 trilyon 835,5 milyar TL gelir elde etti. Bunun 11 trilyon 49,5 milyar TL’si, yani yaklaşık %86’sı vergiydi. Vergilerin hangi kalemlerden geldiğini aşağıdaki grafik gösteriyor.

Grafik 1. Türkiye’de 2025 yılı vergi gelirlerinin dağılımı (vergi gelirleri içindeki pay)
Gelir vergisi%25,5Özel tüketim vergisi%18,3İthalde alınan KDV%15,6Dahilde alınan KDV%14,1Kurumlar vergisi%11,1Diğer vergiler%5,4Banka ve sigorta muameleleri v.%5,0Harçlar%3,0Damga vergisi%2,0© petrolandeco.com
Kaynak: Hazine ve Maliye Bakanlığı, Aralık 2025 Merkezi Yönetim Bütçe Gerçekleşme Raporu. Veri dönemi: Ocak-Aralık 2025.

Grafikten 3 şey okunur. Birincisi, tek başına en büyük kalem gelir vergisidir; çalışanların maaşlarından kesilen vergi bu kalemin önemli bir parçasıdır. İkincisi, KDV yurt içi ve ithalat ayaklarıyla birlikte toplamın %29,7’sini oluşturur ve ÖTV ile toplandığında vergi gelirlerinin neredeyse yarısına ulaşır. Üçüncüsü, şirket kârlarından alınan kurumlar vergisi toplamın yalnızca %11,1’idir. Bu tablo, Türkiye’de devletin gelirinin büyük ölçüde tüketimden ve maaşlardan geldiğini gösterir.

12.835milyar TL
2025 toplam bütçe geliriVergi ve vergi dışı gelirlerin toplamı.
%86vergi payı
Gelirin vergiden gelen kısmı11 trilyon 49,5 milyar TL vergi geliri.
%17,5millî gelire oran
Vergi gelirlerinin ekonomiye oranı2024’te %16,4 idi; vergi yükü ekonomiye göre arttı.

Son karttaki oran KENDİ HESABIMIZ olarak hesaplanmıştır: Vergi gelirleri Bakanlıktan, cari fiyatlarla millî gelir TÜİK’ten alınmıştır.

Dikkat: Vergi geliri artınca ekonomi mi güçlendi?
Her zaman değil. Vergi gelirleri 4 farklı nedenle artabilir: Fiyatlar yükseldiği için (aynı ürünün KDV’si pahalanınca artar), ekonomi gerçekten büyüdüğü için, vergi oranları yükseltildiği için ya da geçmişe ait borçlar yapılandırmayla tahsil edildiği için. Türkiye’de 2025’te vergi gelirleri bir önceki yıla göre %51,3 arttı; ama aynı yıl fiyatlar da ortalama %34,9 yükseldi ve ekonomi %3,7 büyüdü. Artışın büyük kısmı fiyat etkisiydi. Bunu nasıl ayıracağımızı 10. bölümde göreceğiz.
Bu bölümde öğrendiklerimiz
›Devletin gelirinin büyük kısmı vergidir: dolaysız vergiler kazançtan, dolaylı vergiler harcamadan alınır.
›Özelleştirme gibi bir defalık gelirler o yılı rahatlatır ama ertesi yıl tekrarlanmaz.
›Türkiye’de 2025’te gelirin %86’sı vergiden geldi; vergilerin yaklaşık yarısı KDV ve ÖTV’den oluştu.
Kendinizi sınayın
Soru 1. Kurgu Devleti’nin özelleştirme geliri olmasaydı toplam geliri ne olurdu?
CEVABI GÖSTER
1.000 − 30 = 970 milyar lira. 6. bölümde bunun faiz dışı dengeyi nasıl değiştirdiğini göreceğiz.
Soru 2. Akaryakıta yapılan bir ÖTV zammı dolaylı vergi mi, dolaysız vergi mi?
CEVABI GÖSTER
Dolaylı vergidir. Harcama üzerinden alınır ve akaryakıt alan herkes, gelirinden bağımsız olarak aynı tutarı öder.

5. Devlet Parayı Nereye Harcar?

Bütçe giderleri, paranın ne tür bir iş için harcandığına göre birkaç büyük kaleme ayrılır. Personel giderleri öğretmenlerin, doktorların, polislerin, bütün kamu çalışanlarının maaşlarıdır. Mal ve hizmet alımları devletin günlük işleyişi için satın aldıklarıdır: ilaç, yakıt, kırtasiye, bakım, temizlik. Cari transferler karşılığında doğrudan bir mal ya da hizmet alınmayan ödemelerdir: Sosyal Güvenlik Kurumu’na aktarılan kaynak, sosyal yardımlar, çiftçi destekleri, belediyelere verilen paylar. Sermaye giderleri ise devletin yaptığı yatırımlardır: yol, köprü, okul, hastane, baraj. Ve son olarak faiz giderleri, devletin borcu için ödediği faizdir.

KURGU ÖRNEK
Tablo 4. Kurgu Devleti’nin bu yılki giderleri
Gider kalemiTutar (milyar lira)Toplam içindeki pay
Personel giderleri300%28,0
Mal ve hizmet alımları120%11,2
Sosyal transferler ve destekler330%30,8
Yatırımlar150%14,0
Diğer50%4,7
Faiz hariç giderler950%88,8
Faiz giderleri120%11,2
Toplam bütçe gideri1.070%100
Kurgu Devleti, milyar lira. Paylar yuvarlama nedeniyle toplamda küçük farklar gösterebilir.

Faiz bütçeye girer, anapara girmez

Yeni başlayanların en çok karıştırdığı nokta budur, o yüzden yavaşça anlatalım. Bir bankadan 100.000 lira kredi çektiniz ve bir yıl sonra 140.000 lira geri ödeyeceksiniz. Bu 140.000 liranın 100.000’i anaparadır: Zaten aldığınız parayı geri veriyorsunuz. 40.000’i faizdir: Parayı kullanmanın bedeli. Yıl sonunda gerçekten fakirleştiğiniz tutar 40.000 liradır; 100.000 lira ise zaten size ait olmayan, emaneten kullandığınız paraydı.

Devletin bütçesi de aynı mantıkla tutulur. Faiz bir giderdir ve bütçe giderlerine yazılır. Anapara ödemesi ise bütçe gideri değildir: Devlet aldığı parayı geri vermektedir. Ama anapara ödemesi yine de para ister; Hazine o parayı ya kasasından ya da yeni bir borçla bulmak zorundadır. Bu yüzden bir yılın bütçe açığı, Hazine’nin o yıl yaptığı toplam borçlanmadan her zaman çok daha küçüktür. Bunu 8. bölümde ayrıntılı göreceğiz.

Maaş ile yol arasındaki fark

Bir aile borç alıp tatile gidebilir ya da borç alıp bir dükkân açabilir. Borç aynıdır, sonuç farklıdır: Tatil bir kez yaşanır ve biter, dükkân yıllarca gelir getirebilir. Devlet için de cari harcama (maaş, alım, yardım, faiz) ile yatırım (yol, okul, liman) arasında aynı fark vardır. Yatırım iyi seçilmişse ekonominin üretimini artırır, bu da gelecekteki vergi gelirini büyütür. Bu yüzden bir bütçeyi değerlendirirken açığın büyüklüğü kadar açığın neyi finanse ettiği de önemlidir. Kurgu Devleti’nde yatırımlar toplam giderin %14’ü; faiz giderleri de neredeyse aynı büyüklükte, %11,2.

Türkiye 2025: Para nereye gitti?

GERÇEK VERİ
Grafik 2. Türkiye’de 2025 yılı bütçe giderlerinin dağılımı (toplam gider içindeki pay)
Cari transferler%37,0Personel giderleri%24,8Faiz giderleri%14,0Sermaye giderleri (yatırım)%9,2Mal ve hizmet alımları%7,3SGK devlet primi%3,1Sermaye transferleri%2,5Borç verme%2,1© petrolandeco.com
Kaynak: Hazine ve Maliye Bakanlığı, Aralık 2025 Merkezi Yönetim Bütçe Gerçekleşme Raporu. Toplam gider 14 trilyon 634,6 milyar TL.

2025’te Türkiye’de bütçe giderleri 14 trilyon 634,6 milyar TL oldu. En büyük kalem %37 ile cari transferlerdi; bunun içinde sosyal güvenlik sistemine aktarılan kaynak, sosyal yardımlar ve belediyelere verilen paylar var. Onu %24,8 ile personel giderleri izledi. Üçüncü sırada ise faiz vardı: 2 trilyon 54,4 milyar TL ile her 100 liralık harcamanın 14 lirası borç faizine gitti. Faiz, devletin yaptığı bütün yatırımlardan (%9,2) daha büyük bir kalemdi.

5,6milyar TL
2025’te günlük ortalama faiz2 trilyon 54,4 milyar TL’lik yıllık faiz giderinin 365 güne bölünmesi.
%14toplam gider içinde
Faizin bütçedeki payıHer 100 liralık harcamanın 14 lirası faize gitti.

İlk karttaki günlük tutar KENDİ HESABIMIZ olarak hesaplanmıştır.

Bu bölümde öğrendiklerimiz
›Giderler personel, alımlar, transferler, yatırım ve faiz olarak ayrılır.
›Faiz bütçe gideridir; anapara ödemesi bütçe gideri değildir ama nakit ister.
›Yatırım geleceğe varlık bırakır, cari harcama dönem içinde tükenir.
›Türkiye’de 2025’te faiz giderleri toplam harcamanın %14’üne ulaştı ve yatırımlardan büyüktü.
Kendinizi sınayın
Soru 1. Devlet vadesi gelen 50 milyar liralık bir tahvilin anaparasını ve 10 milyar lira faizini ödüyor. Bütçe giderine ne kadar yazılır?
CEVABI GÖSTER
Yalnızca 10 milyar lira, yani faiz. 50 milyar liralık anapara bütçe gideri değildir; ama Hazine’nin bu parayı bulması gerekir.
Soru 2. Kurgu Devleti’nde faiz giderleri 120 değil 200 milyar lira olsaydı toplam gider ve faizin payı ne olurdu?
CEVABI GÖSTER
Toplam gider 950 + 200 = 1.150 milyar lira, faizin payı 200 / 1.150 ≈ %17,4 olurdu. Devletin hiçbir hizmeti artmadan harcaması büyümüş olurdu.

6. Bütçe Açığı ve Faiz Dışı Denge

Artık gelir ve gideri biliyoruz. Bütçenin 2 ana sonucu bu ikisinden hesaplanır.

Bütçe dengesi = Bütçe gelirleri − Bütçe giderleri
Faiz dışı denge = Bütçe gelirleri − Faiz hariç bütçe giderleri
Bütçe dengesi eksiyse buna bütçe açığı, artıysa bütçe fazlası denir. Faiz dışı denge artıysa buna faiz dışı fazla denir. Türkiye’de Bakanlık faiz dışı dengeyi tam olarak bu biçimde hesaplar.
KURGU ÖRNEK

Kurgu Devleti’nin rakamlarını yerine koyalım. Bütçe dengesi: 1.000 − 1.070 = −70 milyar lira. Yani bütçe 70 milyar lira açık verdi. Faiz dışı denge: 1.000 − 950 = +50 milyar lira. Yani faiz hariç bakıldığında devlet bütün masraflarını gelirleriyle karşıladı ve üstüne 50 milyar lira arttı. Açığa yol açan şey, geçmişte birikmiş borcun 120 milyar liralık faizi oldu.

Tablo 5. Kurgu Devleti’nin bütçe sonucu
SatırMilyar liraNasıl bulundu
Bütçe gelirleri1.000Tablo 3
Faiz hariç giderler950Tablo 4
Faiz dışı denge+501.000 − 950
Faiz giderleri120Tablo 4
Bütçe dengesi−70+50 − 120
Bir defalık gelir (özelleştirme)30Tablo 3
Bir defalık gelir hariç faiz dışı denge+20+50 − 30
Kurgu Devleti.

Tablonun son 2 satırı çok önemli bir dersi gösteriyor. Kurgu Devleti’nin 50 milyar liralık faiz dışı fazlasının 30 milyar lirası özelleştirmeden geldi. Bu bir defalık geliri çıkarınca kalıcı faiz dışı fazla yalnızca 20 milyar liraya iniyor. Gelecek yıl satılacak şirket yoksa ve başka hiçbir şey değişmezse, fazla bu düzeye geriler. Türkiye’de Orta Vadeli Program tabloları, tam da bu nedenle Bakanlığın standart faiz dışı dengesinin yanında faiz gelirlerini ve özelleştirme gibi kalemleri dışarıda bırakan bir “IMF tanımlı faiz dışı denge” de yayımlar. İkisi arasındaki fark büyükse, faiz dışı fazlanın ne kadarının kalıcı olduğunu sorgulamak gerekir.

Türkiye’nin son 5 yılı

GERÇEK VERİ
Tablo 6. Türkiye merkezi yönetim bütçesi, 2021-2025 (milyar TL)
YılGelirGiderFaizBütçe dengesiFaiz dışı denge
20211.407,41.599,6180,9−192,2−11,4
20222.802,42.941,4310,9−139,1171,8
20235.210,56.585,5674,6−1.375,0−700,4
20248.670,910.777,01.270,5−2.106,1−835,7
202512.835,514.634,62.054,4−1.799,1255,3
Kaynak: Hazine ve Maliye Bakanlığı, her yılın Aralık ayı bütçe gerçekleşme açıklamaları (ilk açıklanan yıllık sonuçlar), milyar TL. Eksi işareti açığı gösterir.

Bu tablo yalnızca TL tutarlarla okunursa yanıltır, çünkü bu yıllarda fiyatlar çok hızlı yükseldi ve bütün rakamlar kendiliğinden büyüdü. Aynı tabloyu millî gelire oranla görmek gerekir. Aşağıdaki grafikte lacivert çubuklar bütçe dengesini, altın çubuklar faiz dışı dengeyi millî gelire oranı (%) olarak gösteriyor.

Grafik 3. Bütçe dengesi ve faiz dışı dengenin millî gelire oranı (%)
−6−5−4−3−2−10122021−2,6−0,22022−0,91,12023−5,2−2,62024−4,7−1,92025−2,80,4Bütçe dengesi / millî gelirFaiz dışı denge / millî gelir© petrolandeco.com
Kaynak: Hazine ve Maliye Bakanlığı, TÜİK. Oranlar kendi hesabımızdır. 2 çubuk arasındaki dikey mesafe, o yılın faiz giderlerinin millî gelire oranına eşittir.

Grafikte 2 farklı hikâye görülür. 2023 ve 2024’te hem bütçe dengesi hem faiz dışı denge eksiye düştü: Şubat 2023 depremlerinin ardından yapılan yeniden yapılanma harcamaları ve geniş harcama programı, faiz hariç bile açık verilmesine yol açtı. Sorun bugünkü harcamalardaydı. 2025’te ise faiz dışı denge yeniden artıya geçti, ama bütçe yine millî gelirin yaklaşık %2,8’i kadar açık verdi. Bu kez sorun bugünkü harcamalarda değil, faizdeydi: 2 trilyon 54,4 milyar TL’lik faiz, 1 trilyon 799,1 milyar TL’lik açıktan bile büyüktü. Bölümün başındaki aile örneğini hatırlayın; 2025 tam olarak o tabloya benziyor.

Aynı büyüklükteki 2 bütçe açığı aynı şeyi anlatmaz. Biri bugünkü harcamaların fazlalığından, öteki geçmişten devralınan borcun faizinden doğar. Ayırt etmenin yolu, açığı her zaman faiz dışı dengeyle birlikte okumaktır.
Faiz dışı fazla veriliyorsa borç sorunu çözülmüş müdür?
Hayır. Faiz dışı fazla, devletin bugünkü masraflarını bugünkü geliriyle karşıladığını gösterir; bu iyi bir işarettir. Ama faiz giderleri bu fazladan büyükse, bütçe yine açık verir ve borç büyümeye devam eder. Borcun ekonomiye göre ağırlaşıp ağırlaşmadığı ise ayrıca faizin seviyesine ve ekonominin ne hızla büyüdüğüne bağlıdır. Bu hesabı 11. bölümde birlikte yapacağız.
Bu bölümde öğrendiklerimiz
›Bütçe dengesi = gelir − gider; faiz dışı denge = gelir − faiz hariç gider.
›İkisinin arasındaki fark tam olarak faiz giderleridir.
›Bir defalık gelirler faiz dışı fazlayı olduğundan iyi gösterebilir.
›Türkiye’de 2025’te bütçe faiz hariç fazla verdi; açığın tamamı faizden kaynaklandı.
Kendinizi sınayın
Soru 1. Bir ülkenin geliri 500, faiz hariç gideri 520, faiz gideri 30. Bütçe dengesi ve faiz dışı denge nedir?
CEVABI GÖSTER
Faiz dışı denge: 500 − 520 = −20, yani faiz dışı açık. Bütçe dengesi: 500 − (520 + 30) = −50, yani 50 açık. Bu ülkede faiz olmasa bile açık var; sorun bugünkü harcamalarda.
Soru 2. Kurgu Devleti gelecek yıl faiz harcamasını 120’den 60’a indirebilse, başka hiçbir şey değişmese ve özelleştirme geliri olmasa bütçe dengesi ne olur?
CEVABI GÖSTER
Gelir 1.000 − 30 = 970, gider 950 + 60 = 1.010 olur. Bütçe dengesi 970 − 1.010 = −40, yani 40 milyar lira açık. Faiz yarıya inse bile bir defalık gelirin kaybı açığı tamamen kapatmaya yetmez.

7. Defter ile Kasa: Bütçe Açığı ve Nakit Açığı

Devletin parasını 2 farklı yerden izleyebiliriz: defterden ve kasadan. Defter, bir harcamanın ne zaman yapılmış sayıldığını gösterir. Kasa ise paranın fiilen ne zaman çıktığını gösterir. Çoğu zaman bu ikisi aynı ayda olur, ama her zaman değil.

Bir esnafı düşünün. Aralık’ta bir tedarikçiden mal alıyor, faturayı onaylıyor ve deftere “Aralık gideri” olarak yazıyor. Ama parayı tedarikçiyle anlaştığı gibi Mart’ta ödüyor. Defterine bakan biri Aralık’ta bu harcamayı görür; kasasına bakan biri ise Aralık’ta hiçbir para çıkışı görmez, parayı Mart’ta görür. 2 bakış da doğrudur, sadece farklı soruları yanıtlar.

Türkiye’de bütçe gerçekleşmeleri deftere daha yakındır: Bir gider için ödeme belgesi düzenlendiğinde, para kasadan henüz çıkmamış ve bir bekleme hesabına (“emanet” hesabına) alınmış olsa bile gider yazılır. Hazine nakit gerçekleşmeleri ise tamamen kasaya bakar: Genel bütçenin kasasına giren ve çıkan paranın farkına nakit dengesi denir. Gelir tarafında da benzer bir fark vardır; ayrıca kurumlara verilen avanslar, kasadan çıktığı anda nakit tablosunda görünür ama harcama belgesiyle kapatılınca bütçeye yazılır.

KURGU ÖRNEK

Kurgu Devleti’nde bu yıl 2 zamanlama olayı yaşandı. Birincisi: Aralık’ta tamamlanan bir yol işi için 40 milyar liralık hakediş onaylandı ve bütçeye gider yazıldı, ama ödeme gelecek yılın Mart ayına kaldı. İkincisi: Geçen yıl bütçeye yazılıp emanete alınan 25 milyar liralık bir başka iş bu yıl nakden ödendi.

Tablo 7. Defterden kasaya: Kurgu Devleti
SatırMilyar liraAçıklama
Bütçe giderleri (defter)1.070Tablo 4
Bu yıl gider yazılıp ödenmeyen hakediş−40Kasadan çıkmadı
Geçen yıldan devreden ve bu yıl ödenen tutar+25Kasadan çıktı, bu yılın bütçesinde yok
Nakit giderler (kasa)1.0551.070 − 40 + 25
Nakit gelirler1.000Bu örnekte gelirde zamanlama farkı yok
Nakit dengesi−551.000 − 1.055
Bütçe dengesi−70Tablo 5
Nakit faiz dışı denge+651.000 − (1.055 − 120)
Kurgu Devleti. Faiz ödemelerinin tamamının bu yıl nakden yapıldığı varsayılmıştır.

Sonuç: Aynı yıl için defter 70 milyar lira açık, kasa 55 milyar lira açık gösteriyor. Hangisi doğru? İkisi de. Defter, devletin bu yıl aldığı kararların toplam maliyetini gösterir. Kasa ise Hazine’nin bu yıl kaç lira bulmak zorunda kaldığını gösterir. Ama dikkat: Aralık’ta ertelenen 40 milyar lira gelecek yıl kasadan çıkacak. Yani bu yılın kasası, gelecek yılın kasasına bir yük devretti. Bu farklar uzun dönemde birbirini kapatır, ama hangi yıla düştüğü o yılın tablosunu tamamen değiştirebilir.

Türkiye’den gerçek bir örnek: deprem yılı

GERÇEK VERİ
Grafik 4. Türkiye’de bütçe açığı ve Hazine nakit açığı (milyar TL)
05001.0001.5002.0002.5002022139,1169,420231.375,0625,520242.106,12.092,520251.799,12.111,2Bütçe açığıHazine nakit açığı© petrolandeco.com
Kaynak: Hazine ve Maliye Bakanlığı bütçe ve nakit gerçekleşmeleri, ilk açıklanan yıllık sonuçlar. Açıklar pozitif değerle gösterilmiştir.

2023’te bütçe 1 trilyon 375 milyar TL açık verdi, ama aynı yıl Hazine’nin kasasındaki açık yalnızca 625,5 milyar TL’de kaldı. Aradaki yaklaşık 750 milyar TL’lik fark KENDİ HESABIMIZ, deprem bölgesine yönelik harcamaların büyük kısmının 2023 bütçesine gider yazılıp emanete alınmasından, yani o yıl nakden ödenmemesinden kaynaklandı. Bu ödemeler 2024’te kasadan çıktı ve o yıl 2 açık neredeyse eşitlendi: bütçe 2 trilyon 106,1 milyar, nakit 2 trilyon 92,5 milyar TL.

2025’te ise tablo tersine döndü: Bütçe açığı 1 trilyon 799,1 milyar TL iken nakit açığı 2 trilyon 111,2 milyar TL oldu. Bakanlık verilerine göre 2025’te Hazine’nin faiz dışı nakit harcamaları yaklaşık 13 trilyon 203 milyar TL, nakit faiz ödemeleri 1 trilyon 956,2 milyar TL oldu. Bu rakamlarla kasada faiz dışı dengenin yaklaşık 155 milyar TL açık verdiği hesaplanır KENDİ HESABIMIZ. Yani defter 255,3 milyar TL faiz dışı fazla gösterirken, kasa faiz dışında açık verdi. Hazine’nin ne kadar borçlanacağını belirleyen ise kasadır.

Hangisine bakmalıyım: bütçe açığına mı, nakit açığına mı?
İkisine birlikte. Devletin bu yıl aldığı kararların maliyetini merak ediyorsanız bütçe dengesine, Hazine’nin bu ay piyasadan ne kadar borç bulmak zorunda kalacağını merak ediyorsanız nakit dengesine bakın. İkisi arasında büyük bir fark açılmışsa, bu bir uyarıdır: Ya ödemeler erteleniyordur (gelecek dönemlerin kasası yük alır) ya da geçmişte ertelenen ödemeler şimdi yapılıyordur (bugünün kasası geçmişin yükünü taşır).
Bu bölümde öğrendiklerimiz
›Bütçe gerçekleşmeleri deftere, Hazine nakit gerçekleşmeleri kasaya bakar.
›Ertelenen ödemeler, avanslar ve emanetler 2 açığın farklı çıkmasına yol açar.
›Türkiye’de 2023’te bütçe açığı nakit açığının 2 katından büyükken, 2025’te nakit açığı bütçe açığını aştı.
›Borçlanma ihtiyacını belirleyen kasadır.
Kendinizi sınayın
Soru 1. Kurgu Devleti Aralık’taki 40 milyar liralık hakedişi aynı ay nakden ödeseydi nakit açığı ne olurdu?
CEVABI GÖSTER
Nakit gider 1.070 + 25 = 1.095 milyar lira olurdu; nakit açığı 1.000 − 1.095 = −95 milyar lira. Bütçe açığı değişmezdi: −70.
Soru 2. Bir ay bütçe açığı küçülürken nakit açığı büyüyorsa ne düşünmeliyim?
CEVABI GÖSTER
Önceki dönemlerde gider yazılıp ertelenen ödemelerin şimdi kasadan çıkıyor olabileceğini ya da avans verildiğini düşünmelisiniz. Bütçedeki iyileşmenin Hazine’nin borçlanma ihtiyacını azaltmadığını aklınızda tutun.

8. Açık Nasıl Kapatılır: Borçlanma ve Borç Çevirme

Kasada eksik kalan parayı Hazine 3 yoldan bulabilir: kasasında biriktirdiği parayı kullanarak, kamu varlığı satarak ya da borçlanarak. Borçlanmanın en yaygın yolu devlet tahvilidir: Hazine, belirli bir tarihte belirli bir faizle geri ödemeyi taahhüt eden bir senet satar. Bu senedi bankalar, fonlar, şirketler ve bireyler satın alır. Türkiye’de tahviller çoğunlukla ihale yoluyla, önceden ilan edilen bir takvime göre satılır. Hazine ayrıca yurt dışında dolar ya da avro cinsinden tahvil de ihraç edebilir; buna dış borçlanma denir.

Brüt borçlanma ve net borçlanma

Hazine’nin bir yılda bulması gereken para yalnızca o yılın açığı değildir. Geçmişte satılan tahvillerin bir kısmının vadesi o yıl dolar ve anaparası geri ödenmelidir. Yani Hazine her yıl 2 işi birden yapar: bu yılın açığını kapatmak ve eski borcu ödemek. İkisinin toplamına brüt finansman ihtiyacı denir.

KURGU ÖRNEK

Kurgu Devleti’nin kasası bu yıl 55 milyar lira açık verdi (Tablo 7). Ayrıca geçmişten gelen tahvillerin 400 milyar liralık anaparası bu yıl vadesini doldurdu. Brüt finansman ihtiyacı 55 + 400 = 455 milyar lira. Hazine yıl boyunca toplam 480 milyar lira tahvil sattı; ihtiyacından 25 milyar lira fazlasını kasada yedek olarak tuttu.

Peki borç ne kadar arttı? 480 milyar lira değil. Hazine bir yandan 480 milyar lira yeni borç alırken öbür yandan 400 milyar liralık eski borcu ödedi. Borçtaki gerçek artış 480 − 400 = 80 milyar lira. Buna net borçlanma denir. 480 milyar lira ise brüt borçlanmadır.

Brüt finansman ihtiyacı = Nakit açığı + Vadesi gelen anapara
Net borçlanma = Yeni borçlanma − Geri ödenen anapara
Kurgu Devleti: 55 + 400 = 455 ihtiyaç; 480 − 400 = 80 net borçlanma; 480 − 455 = 25 kasaya
Kurgu Devleti, milyar lira.

Bir benzetme: Kredi kartınızın 10.000 liralık borcunu ödemek için yeni bir karttan 12.000 lira çektiniz. Brüt olarak 12.000 lira borçlandınız; ama 10.000 liralık eski borcunuz kapandığı için toplam borcunuz yalnızca 2.000 lira arttı. Gazetede “Hazine bu ay 300 milyar lira borçlandı” diye okuduğunuzda, bunun büyük kısmının eski borcu kapatmak için olabileceğini unutmayın.

GERÇEK VERİ

Hazine ve Maliye Bakanlığı verilerine göre Türkiye’de Hazine 2025’te toplam 3 trilyon 929,2 milyar TL yeni borçlanma yaptı ve 1 trilyon 406,5 milyar TL eski borç anaparası geri ödedi. Net borçlanma 2 trilyon 522,7 milyar TL oldu. Bunu günlere bölersek Hazine 2025’te her gün ortalama 10,8 milyar TL borç aldı KENDİ HESABIMIZ. Aynı yıl nakit açığı 2 trilyon 111,2 milyar TL’ydi; net borçlanmanın açıktan büyük olması, Hazine’nin bir kısmını kasada tampon olarak tuttuğunu ve kur farkları gibi kalemleri de finanse ettiğini gösterir.

3.929milyar TL
2025 brüt borçlanmaYıl boyunca iç ve dış piyasadan alınan toplam borç.
1.407milyar TL
Geri ödenen anaparaVadesi gelen eski borçlar.
2.523milyar TL
2025 net borçlanmaBorç stokuna nakit yoluyla eklenen tutar.

Borç çevirme oranı

Borç çevirme oranı, Hazine’nin ödediği borcun ne kadarını yeni borçla karşıladığını gösterir. %100 demek, ödenen her 100 lira için 100 lira yeni borç alınmış demektir. %120 demek, ödenenden daha fazla borçlanılmış demektir. %80 demek, ödemenin bir kısmı kasadan ya da gelirden karşılanmış demektir.

Burada çok önemli bir tuzak var. Türkiye’de Bakanlığın açıkladığı resmî toplam iç borç çevirme oranında paydada yalnızca anapara değil, anapara ile faizin toplamı, yani borç servisi vardır. Bazı kaynaklar ise yalnızca anaparayı kullanır. Hangi tanımın kullanıldığına bakmadan 2 oranı karşılaştırmak yanlış sonuca götürür.

Türkiye’nin resmî tanımı: İç borçlanma / (iç borç anapara ödemesi + iç borç faiz ödemesi) × 100
Anapara esaslı tanım: Yeni borçlanma / anapara ödemesi × 100
KURGU ÖRNEK

Kurgu Devleti’nin 120 milyar liralık faizinin 100 milyar lirası iç borca, 20 milyar lirası dış borca ödeniyor olsun. İç borç servisi 400 + 100 = 500 milyar lira, iç borçlanma 480 milyar lira. Resmî tanımla çevirme oranı 480 / 500 = %96. Anapara esaslı tanımla 480 / 400 = %120. Aynı yıl, aynı rakamlar, 2 farklı oran. Daha da öğretici olanı: Resmî oran %100’ün altında olmasına rağmen iç borç 80 milyar lira arttı. Çünkü faiz bir giderdir; onu borçla ödemek, borcu büyütür.

Akılda tutulacak kural
Resmî tanımla %100’lük bir çevirme oranı, borç stokunun değişmediği anlamına gelmez. Faizin borçla ödendiği her durumda stok büyür. Borcun ne kadar arttığını görmek için çevirme oranına değil, net borçlanmaya ve borç stokuna bakın.
GERÇEK VERİ
Tablo 8. Türkiye’de iç borç çevirme oranları
DönemToplam iç borç çevirme oranıNot
2023 yılı%132,3Bakanlık tablosu: 482,8 milyar TL servise karşılık 638,9 milyar TL borçlanma
2025 Ocak-Kasımyaklaşık %1332 trilyon 458,1 milyar TL servise karşılık 3 trilyon 278,1 milyar TL borçlanma; oran kendi hesabımız
2026 programı%106Hazine Finansman Programı’nın yıllık hedefi
Eylül 2026 (tek ay)%99Bakanlık açıklaması
Kaynak: Hazine ve Maliye Bakanlığı iç borç istatistikleri, Kamu Borç Yönetimi Raporu (Aralık 2025) ve 2026 Finansman Programı.

Tablo, Türkiye’de Hazine’nin son yıllarda her 100 liralık iç borç servisine karşılık yaklaşık 130 lira borçlandığını gösteriyor. 2025’in ilk 11 ayında iç borç servisinin yaklaşık %64’ü faizden oluşuyordu; yani çevirme oranının yüksek çıkmasının bir nedeni, faizin de büyük ölçüde borçla ödenmesiydi. Tek bir ayın oranı ise o ayın ödeme takvimine çok bağlıdır: Yüklü ödemenin olduğu bir ayda oran düşer, ödemenin az olduğu bir ayda yükselir. Bu yüzden aylık oranı yıllık eğilimle karıştırmamak gerekir.

Borcun fiyatı ve vadesi

Borçlanmanın 2 özelliği daha her ay açıklanır: maliyet ve vade. Maliyet, yeni borcun yıllık faizidir. Vade, borcun ortalama kaç ayda geri ödeneceğidir. Bakanlık verilerine göre Eylül 2026’da iç borçlanmanın ortalama maliyeti %39,07, ortalama vadesi 51,3 ay oldu. Vadenin uzun olması iyidir: Borç daha seyrek çevrilir ve faiz değişimlerinden daha geç etkilenir. Maliyetin yüksek olması ise gelecekteki faiz giderinin büyüyeceği anlamına gelir.

Bu bölümde öğrendiklerimiz
›Brüt borçlanma toplam yeni borcu, net borçlanma borçtaki gerçek artışı gösterir.
›Hazine açık olmasa bile vadesi gelen anaparayı ödemek için sürekli piyasadadır.
›Türkiye’de resmî çevirme oranının paydasında anapara ile faiz birliktedir; %100 oran bile borcun arttığı anlamına gelebilir.
›Vade uzadıkça çevirme yükü azalır; maliyet yükseldikçe gelecekteki faiz faturası büyür.
Kendinizi sınayın
Soru 1. Hazine bir ayda 200 milyar lira borçlandı ve 150 milyar lira anapara ödedi. Net borçlanma ne kadar?
CEVABI GÖSTER
200 − 150 = 50 milyar lira. Brüt borçlanma 200 milyar liradır.
Soru 2. Bir ayda iç borç anapara ödemesi 60, faiz ödemesi 40, iç borçlanma 100 milyar lira. Resmî tanımla çevirme oranı nedir, borç değişti mi?
CEVABI GÖSTER
Resmî oran 100 / (60 + 40) = %100. Ama net borçlanma 100 − 60 = 40 milyar liradır; borç 40 milyar lira arttı, çünkü faiz borçla ödendi.

9. Borç Stoku: Küvet ile Musluk

2. bölümdeki küvet benzetmesine dönelim. Borç stoku küvetteki sudur: Belirli bir günde devletin toplam ne kadar borçlu olduğunu gösterir. Türkiye’de en sık kullanılan ölçü, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın her ay yayımladığı merkezi yönetim brüt borç stokudur. “Brüt” kelimesi, devletin elindeki paranın ve alacakların düşülmediğini anlatır.

Küvetteki su yalnızca musluktan gelmez. Borç stoku da yalnızca bütçe açığıyla büyümez. Stoku değiştiren 4 ana kaynak vardır: net borçlanma (musluktan akan su), kur değişimi (döviz cinsi borcun lira karşılığının değişmesi), enflasyona bağlı tahvillerin değer artışı ve nakit kullanmadan yapılan işlemler, örneğin bir kuruma para yerine doğrudan tahvil verilmesi.

Döviz cinsi borç ve kur etkisi

Devletin borcunun bir kısmı lira cinsinden, bir kısmı dolar, avro ya da altın cinsindendir. Döviz cinsi borç, lira cinsinden ifade edildiğinde kura göre değişir. Dolar 30 liradan 36 liraya çıkarsa, 1 milyar dolarlık borcun lira karşılığı 30 milyardan 36 milyar liraya yükselir; devlet tek lira borç almamış olsa bile. Bu yüzden borç tablolarında borcun para birimi dağılımı her zaman ayrıca gösterilir.

KURGU ÖRNEK
Tablo 9. Kurgu Devleti’nin borç stoku
KalemYıl başıDeğişimYıl sonuNeden?
Lira cinsi borç900+80980Net borçlanma
Döviz cinsi borç (20 milyar dolar)600+120720Kur 30’dan 36’ya çıktı
Toplam borç stoku1.500+2001.700
Döviz cinsinin payı%40,0%42,4Kur yükselince pay da arttı
Kurgu Devleti, milyar lira. Bu yıl bütün yeni borçlanmanın ve anapara ödemelerinin lira cinsinden yapıldığı varsayılmıştır.

Kurgu Devleti bu yıl 70 milyar lira bütçe açığı verdi, ama borç stoku 200 milyar lira arttı. Nasıl? Bu 200 milyar liranın nereden geldiğini adım adım açalım:

Tablo 10. Açık 70, borç artışı 200: farkın kaynağı
KalemMilyar lira
Bütçe açığı (defter)70
Defter ile kasa farkı (ertelenen ödeme fazlası)−15
Kasada biriktirilen yedek+25
Net borçlanma80
Kur değişiminin döviz borcuna etkisi+120
Borç stokundaki değişim200
Kurgu Devleti. Defter ile kasa farkı: 40 milyar ertelenen ödeme eksi 25 milyar geçmişten ödenen = 15 milyar lira.

Bu tablo, kamu maliyesinin en önemli derslerinden birini verir: bütçe açığına bakarak borç stokunun ne kadar artacağını tahmin edemezsiniz. Döviz cinsi borcun büyük olduğu bir ülkede kur hareketi, bütçe açığından çok daha büyük bir etki yaratabilir.

Türkiye’nin borç stoku

GERÇEK VERİ
Grafik 5. Türkiye merkezi yönetim brüt borç stoku (milyar TL)
03.0006.0009.00012.00015.00018.00020221.3922.6414.03320232.4094.3146.72220244.0605.1919.25120256.4077.24913.656Ağu 20267.7488.14615.894Lira cinsiDöviz cinsi© petrolandeco.com
Kaynak: Hazine ve Maliye Bakanlığı. Yıl sonu stokları ve 31 Ağustos 2026 stoku.

Bakanlık verilerine göre merkezi yönetim brüt borç stoku 2024 sonunda 9 trilyon 250,8 milyar TL iken 2025 sonunda 13 trilyon 656,1 milyar TL’ye çıktı. Artış 4 trilyon 405,3 milyar TL. Aynı yıl bütçe açığı 1 trilyon 799,1 milyar TL, net borçlanma 2 trilyon 522,7 milyar TL’ydi. Yani stok artışının yaklaşık 1 trilyon 882,6 milyar TL’si KENDİ HESABIMIZ net borçlanmanın dışından geldi; bunun büyük kısmı TL’nin değer kaybıyla döviz cinsi borcun lira karşılığının artması ve enflasyona bağlı tahvillerin değer artışıdır. Döviz cinsi borç stoku tek başına 2 trilyon 57,9 milyar TL büyüdü. Kurgu Devleti’nde gördüğümüz tablonun gerçek hayattaki karşılığı budur.

Grafiğin bir başka mesajı da şudur: Döviz cinsi borcun toplam içindeki payı 2022 sonunda %65,5 iken 31 Ağustos 2026’da %51,3’e geriledi KENDİ HESABIMIZ. Bu, Hazine’nin bilinçli olarak lira cinsi borçlanmaya yöneldiğini ve kur şoklarına karşı kırılganlığın azaldığını gösterir. Ağustos 2026 sonunda stok 15 trilyon 893,8 milyar TL’ydi.

Döviz cinsi borç ile dış borç aynı şey değildir
Döviz cinsi borç, borcun hangi para biriminde olduğunu anlatır. Dış borç ise borcun kime, yani yurt dışındaki alacaklılara mı yurt içindekilere mi olduğunu anlatır. Hazine yurt içinde de dolar ya da altın cinsinden tahvil satabilir; bunlar iç borçtur ama döviz riski taşır. Ağustos 2026 sonunda Türkiye’nin merkezi yönetim borcunun 9 trilyon 545,4 milyar TL’si iç borç, 6 trilyon 348,5 milyar TL’si dış borçtu; döviz cinsi borç ise 8 trilyon 145,8 milyar TL’ydi. Rakamların farklı olması bu yüzdendir.

Brüt borç, net borç ve AB tanımlı borç

Borcu ölçmenin tek bir yolu yoktur. Merkezi yönetim brüt borcu yukarıda gördüğümüz rakamdır. AB tanımlı genel yönetim borcu ise Avrupa Birliği’nin kullandığı tanıma göre hesaplanır, belediyeleri ve sosyal güvenlik kurumlarını da kapsar ve kamunun kendi içindeki borçlarını düşer; ülkeler arası karşılaştırma bu rakamla yapılır. Bakanlık verilerine göre bu oran 2025 sonunda millî gelirin %23,8’iydi ve 2026’nın ilk çeyreğinde %23,1’e geriledi. Kamu net borcu ise brüt borçtan kamunun elindeki nakdi ve likit varlıkları düşer; 2025 sonunda millî gelirin %13,6’sıydı. Avrupa Birliği ortalamasının %80’in üzerinde olduğu düşünülürse Türkiye’nin borç oranı düşüktür. Ama borcun ağırlığını yalnızca büyüklüğü değil, faizi ve para birimi de belirler; bunu 11. bölümde göreceğiz.

Bu bölümde öğrendiklerimiz
›Borç stoku belirli bir gündeki toplam borçtur; bütçe açığı ise bir dönemdeki akımdır.
›Stoku net borçlanma, kur değişimi, enflasyona bağlı tahviller ve nakit dışı işlemler değiştirir.
›Bütçe açığından borç artışını tahmin edemezsiniz; Türkiye’de 2025’te borç, açığın yaklaşık 2,4 katı arttı.
›Döviz cinsi borç ile dış borç farklı kavramlardır; uluslararası karşılaştırmada AB tanımlı borç kullanılır.
Kendinizi sınayın
Soru 1. Bir devletin 10 milyar dolar borcu var. Kur 40’tan 44’e çıkıyor. Borcun lira karşılığı ne kadar değişir?
CEVABI GÖSTER
10 × 40 = 400 milyar liradan 10 × 44 = 440 milyar liraya çıkar; 40 milyar lira artar. Devlet yeni borç almamıştır.
Soru 2. Kurgu Devleti’nde kur sabit kalsaydı yıl sonu borç stoku ne olurdu?
CEVABI GÖSTER
Döviz cinsi borç 600 milyar lirada kalırdı. Stok 980 + 600 = 1.580 milyar lira olurdu; artış yalnızca 80 milyar lira, yani net borçlanma kadar.

10. Enflasyon Gözlüğü: Nominal, Reel ve Millî Gelire Oran

Fiyatların hızla yükseldiği bir ülkede bütçe rakamlarına çıplak gözle bakmak, eğri bir aynada kendine bakmaya benzer. Her şey olduğundan büyük görünür. Bu yüzden rakamları okurken bir “enflasyon gözlüğü” takmak gerekir. Bu gözlüğün 3 camı vardır.

Birinci cam: nominal ile reel

Nominal rakam, liranın üzerinde yazan rakamdır. Reel rakam ise fiyat artışından arındırılmış rakamdır; yani “gerçekte daha fazla mı, daha az mı” sorusunun cevabıdır. Maaşınız %20 arttı ama fiyatlar %30 arttıysa, nominal olarak daha çok kazanıyorsunuz ama reel olarak fakirleştiniz. Reel değişim şöyle hesaplanır:

Reel değişim = (1 + nominal değişim) / (1 + enflasyon) − 1
KURGU ÖRNEK

Kurgu Devleti’nin vergi gelirleri geçen yıl 740, bu yıl 880 milyar lira. Nominal artış %18,9. Aynı dönemde fiyatlar ortalama %15 yükseldi. Reel artış: 1,189 / 1,15 − 1 ≈ %3,4. Vergiler gerçekten arttı, ama manşetteki %18,9’un çok altında.

Hangi enflasyonu kullanmalıyım?
Bir yıl boyunca toplanan vergi ya da yapılan harcama gibi akım verileri için doğru ölçü, yılın son ayındaki enflasyon değil, 12 aylık ortalama enflasyondur; çünkü vergi yıl boyunca o ayın fiyatlarıyla toplanır. TÜİK her ay hem “bir önceki yılın aynı ayına göre” artışı hem de “12 aylık ortalamalara göre” artışı yayımlar. Türkiye’de 2025 yılı için bunlar sırasıyla %30,89 ve %34,88 idi. Tek bir ayı geçen yılın aynı ayıyla karşılaştırırken ise o ayın yıllık enflasyonu kullanılır.
GERÇEK VERİ
Tablo 11. Türkiye 2025: Nominal ve reel değişim
2025’te 2024’e göreNominal artışReel artışNe anlama geliyor?
Vergi gelirleri%51,3yaklaşık %12,2Gerçekten arttı
Faiz hariç giderler%32,3yaklaşık −%1,9Reel olarak hafif geriledi
Faiz giderleri%61,7yaklaşık %19,9Reel olarak hızla büyüdü
Toplam giderler%35,7yaklaşık %0,6Neredeyse yerinde saydı
Kaynak: Hazine ve Maliye Bakanlığı (nominal artışlar), TÜİK (2025 yılı 12 aylık ortalama TÜFE artışı %34,88). Reel artışlar kendi hesabımızdır.

Tablo çok şey anlatıyor. 2025’te devletin faiz dışındaki bütün harcamaları toplamda reel olarak biraz azaldı; buna karşılık faiz harcaması reel olarak yaklaşık %20 arttı. Yani toplam harcamayı enflasyonun üzerinde tutan şey faizdi. Bu tabloyu nominal rakamlarla okuyan biri “bütün harcamalar %30’un üzerinde arttı” der ve hikâyeyi kaçırır.

İkinci cam: millî gelire oran

Millî gelir de enflasyonla birlikte büyüdüğü için, bir kalemi millî gelire bölmek fiyat etkisini kendiliğinden ayıklar. Bu, yıllar arasında karşılaştırma yapmanın en kolay yoludur. Türkiye’de vergi gelirlerinin millî gelire oranı 2024’te %16,4 iken 2025’te %17,5’e çıktı KENDİ HESABIMIZ. Bu, vergi yükünün ekonomiye göre gerçekten arttığını gösterir.

Üçüncü cam: bütçe içindeki pay

Bir kalemin toplam harcama ya da toplam gelir içindeki payı, önceliklerin nasıl değiştiğini gösterir. Aşağıdaki tablo, aynı rakamın, yani Türkiye’nin 2025 faiz giderinin, farklı camlardan nasıl göründüğünü özetliyor.

GERÇEK VERİ
Tablo 12. Aynı rakam, 6 farklı görünüm: 2025 faiz giderleri
CamDeğerNe söyler?
Nominal tutar2 trilyon 54,4 milyar TLKaç lira olduğu
Nominal artış%61,7Geçen yıla göre lira olarak artış
Reel artışyaklaşık %19,9Fiyat etkisi çıkarılınca artış
Millî gelire oranyaklaşık %3,2Ekonomiye göre ağırlığı
Toplam gider içindeki pay%14,0Her 100 liralık harcamanın kaçı
Bütçe gelirine oranyaklaşık %16,0Her 100 liralık gelirin kaçı faize gidiyor
Kaynak: Hazine ve Maliye Bakanlığı, TÜİK. Reel artış ve oranlar kendi hesabımızdır.

Enflasyon borcu eritir mi?

Sabit faizli bir borcunuz varsa enflasyon sizin lehinize çalışır: 10 yıl sonra ödeyeceğiniz 100.000 liranın değeri, fiyatlar yükseldikçe erir. Devlet için de aynısı geçerlidir, ama 3 koşulla. Borç sabit faizli olmalı, uzun vadeli olmalı ve lira cinsinden olmalıdır. Faizi her dönem yeniden belirlenen borçta bu avantaj hızla kaybolur. Enflasyona endeksli tahvilde ise hiç yoktur, çünkü anapara her ay fiyatlar kadar büyür. Döviz cinsi borçta da kur, enflasyon kadar artarsa erime olmaz. Ayrıca her yeni borç, o günün yüksek faiziyle alınır; bu yüzden eski ucuz borçların yerini yeni pahalı borçlar aldıkça faiz faturası kademeli olarak büyür.

Bu bölümde öğrendiklerimiz
›Nominal rakam üzerinde yazandır, reel rakam fiyat etkisinden arındırılmış olandır.
›Yıllık akımlar için 12 aylık ortalama enflasyon kullanılır.
›Millî gelire oran ve bütçe içi pay, yüksek enflasyonda en güvenilir karşılaştırma araçlarıdır.
›Türkiye’de 2025’te faiz hariç harcamalar reel olarak hafif geriledi, faiz harcaması reel olarak yaklaşık %20 arttı.
Kendinizi sınayın
Soru 1. Bir kalem nominal %25 arttı, enflasyon %25. Reel değişim nedir?
CEVABI GÖSTER
1,25 / 1,25 − 1 = %0. Kalem reel olarak yerinde saydı; artış tamamen fiyat etkisi.
Soru 2. Vergi gelirleri %40 arttı ama millî gelire oranı düştü. Bu nasıl olur?
CEVABI GÖSTER
Millî gelir nominal olarak %40’tan daha hızlı büyümüşse olur. Bu durumda vergi yükü ekonomiye göre hafiflemiştir.

11. Borç Oranı Neden Düşer ya da Yükselir?

Şimdi rehberin belki de en ilginç sorusuna geldik: Bir devletin borcu lira olarak artarken, borcun ekonomiye oranı nasıl düşebilir? Ya da tersi?

Cevap basit bir yarışta saklıdır. Borç her yıl en az faizi kadar büyüme eğilimindedir; çünkü faiz ödenmezse ya da borçla ödenirse borcun üstüne eklenir. Ekonomi de her yıl nominal olarak büyür, yani reel büyüme artı enflasyon kadar. Faiz, nominal büyümeden düşükse ekonomi borçtan hızlı koşar ve borç oranı kendiliğinden düşer. Faiz, nominal büyümeden yüksekse borç ekonomiden hızlı koşar ve oran kendiliğinden yükselir. Faiz dışı fazla bu yarışa bir fren ekler, faiz dışı açık ise bir gaz pedalı. Son olarak kur hareketleri ve diğer kalemler oranı bir anda itip çekebilir.

Borç oranındaki değişim ≈ Faiz ile büyüme yarışının etkisi − Faiz dışı fazla + Kur ve diğer etkiler
Faiz ile büyüme yarışının etkisi = (faiz oranı − nominal büyüme) / (1 + nominal büyüme) × geçen yılın borç oranı
Bu basitleştirilmiş bir çerçevedir; borç dinamiği hesaplarında uluslararası kuruluşların da kullandığı mantığa dayanır.
KURGU ÖRNEK

Kurgu Devleti’nin geçen yıl millî geliri 5.000, bu yıl 6.000 milyar lira; ekonomi nominal olarak %20 büyüdü. Borç stoku 1.500’den 1.700 milyar liraya çıktı. Borç oranı ise %30’dan %28,3’e düştü. Borç 200 milyar lira artmışken oran nasıl düştü? 3 kuvveti tek tek hesaplayalım:

Tablo 13. Kurgu Devleti’nin borç oranını hareket ettiren 3 kuvvet
KuvvetHesaba girenEtkisi
Faiz ile büyüme yarışıOrtalama faiz %8 (120 / 1.500), nominal büyüme %20(0,08 − 0,20) / 1,20 × 30 = −3,0 puan
Faiz dışı fazla50 milyar lira fazla, millî gelir 6.000−0,8 puan
Kur etkisi120 milyar lira, millî gelir 6.000+2,0 puan
Diğer (kasa ve zamanlama)10 milyar lira, millî gelir 6.000+0,2 puan
Toplam değişim−1,7 puan (%30,0’dan %28,3’e)
Kurgu Devleti. Puanlar yuvarlanmıştır; toplam, yuvarlanmamış değerlerden hesaplanmıştır.

Tablonun mesajı açık: Kurgu Devleti’nin borç oranını aşağı çeken asıl kuvvet, %20’lik nominal büyümenin %8’lik faizi geride bırakmasıydı. Kur artışı bu düşüşün önemli bir kısmını geri aldı. Faiz dışı fazla ise küçük ama yardımcı bir rol oynadı.

KENDİ HESABIMIZ

Aynı hesabı Türkiye’nin 2025 yılına uygulayalım. Merkezi yönetim borcunun millî gelire oranı 2024 sonunda yaklaşık %20,7’ydi. 2025’te faiz giderlerinin bir önceki yıl sonu borç stokuna oranı yaklaşık %22,2, millî gelirin nominal büyümesi yaklaşık %42 oldu. Faiz ile büyüme yarışının etkisi yaklaşık −2,9 puan, faiz dışı fazlanın etkisi yaklaşık −0,4 puan. Yalnızca bu 2 kuvvete bakılsa oranın 3 puandan fazla düşmesi gerekirdi. Oysa oran %21,6’ya, yaklaşık 0,8 puan yükseldi. Aradaki yaklaşık 4,1 puanlık fark, kur değişimi, enflasyona bağlı tahviller ve defter ile kasa arasındaki farklardan geldi. Bütün hesaplar Bakanlık ve TÜİK verileriyle bizim tarafımızdan yapılmıştır.

Enflasyonun yüksek olduğu dönemlerde borç oranını aşağı çeken asıl güç faiz dışı fazla değil, ekonominin nominal olarak faizden hızlı büyümesidir. Bu güç kalıcı değildir; enflasyon düştükçe yarış dengelenir ve yükü faiz dışı denge taşımak zorunda kalır.

Düşük borç oranı her şey demek değildir

Türkiye’nin borç oranı Avrupa ortalamasının çok altında. Ama borcun ağırlığını yalnızca büyüklüğü belirlemez. Japonya’nın borcu millî gelirinin 2 katından fazladır, ama çok düşük faizle ve kendi parasıyla borçlanır. Türkiye’nin borcu küçüktür, ama borcun yaklaşık yarısı döviz cinsindendir ve yeni borcun faizi %39’un üzerindedir. Bu yüzden borç oranının yanında mutlaka şu soruya da bakmak gerekir: Her 100 liralık gelirin kaçı faize gidiyor?

Grafik 6. Türkiye’de faiz giderlerinin bütçe gelirlerine oranı (%)
05101520202112,8202211,1202312,9202414,7202516,0Faiz giderleri / bütçe gelirleri© petrolandeco.com
Kaynak: Hazine ve Maliye Bakanlığı, ilk açıklanan yıllık bütçe gerçekleşmeleri. Oranlar kendi hesabımızdır.

Grafik, borç oranının millî gelire göre düştüğü yıllarda bile faiz yükünün gelirlere göre arttığını gösteriyor. 2022’de her 100 liralık gelirin yaklaşık 11 lirası faize giderken, 2025’te bu 16 liraya çıktı. Vergi gelirleriyle kıyaslarsak 2025’te her 100 liralık verginin yaklaşık 19 lirası faize gitti KENDİ HESABIMIZ. Düşük ama pahalı bir borç, yüksek ama ucuz bir borçtan daha ağır gelebilir.

Bu bölümde öğrendiklerimiz
›Borç oranını 3 kuvvet hareket ettirir: faiz ile büyüme yarışı, faiz dışı denge ve kur gibi diğer etkiler.
›Faiz nominal büyümeden düşükse borç oranı kendiliğinden düşer, yüksekse yükselir.
›Türkiye’de 2025’te nominal büyüme oranı aşağı çekti, kur ve diğer etkiler yukarı itti; sonuçta oran hafif yükseldi.
›Borç oranının yanında faiz/gelir oranına da bakılmalıdır.
Kendinizi sınayın
Soru 1. Borç oranı %40, ortalama faiz %10, nominal büyüme %5, faiz dışı denge sıfır, kur etkisi yok. Borç oranı yaklaşık ne kadar değişir?
CEVABI GÖSTER
(0,10 − 0,05) / 1,05 × 40 ≈ +1,9 puan. Faiz büyümeden hızlı olduğu için, faiz dışı açık verilmese bile oran yükselir.
Soru 2. Kurgu Devleti’nde nominal büyüme %20 değil %8 olsaydı (faizle eşit), faiz ile büyüme yarışının etkisi ne olurdu?
CEVABI GÖSTER
Sıfır olurdu. Faiz ve büyüme eşitse bu kuvvet oranı ne yukarı ne aşağı iter; oranı yalnızca faiz dışı denge ve kur gibi diğer etkiler belirler.

12. Kurgu Devleti’nin Bir Yılı: Bütün Tablolar Bir Arada

Şimdiye kadar Kurgu Devleti’nin yılını parça parça gördük. Şimdi bütün parçaları tek bir zincir halinde birleştirelim. Bu zincir, gerçek hayatta da bir yılın bütçe, kasa ve borç tablolarının birbirine nasıl bağlandığını gösterir.

KURGU ÖRNEK
Tablo 14. Kurgu Devleti’nin yıl sonu karnesi
SatırKalemDeğer (milyar lira)Nasıl bulundu
1Bütçe gelirleri1.000Vergiler 880 + vergi dışı 120
2Faiz hariç giderler950Maaş, alım, transfer, yatırım
3Faiz dışı denge+501 − 2
4Faiz giderleri120
5Bütçe dengesi−703 − 4
6Defter ile kasa farkı+1540 ertelenen − 25 geçmişten ödenen
7Nakit dengesi−555 + 6
8Vadesi gelen anapara400Bütçe gideri değil
9Brüt finansman ihtiyacı45555 + 400
10Yeni borçlanma (brüt)480İhalelerle satılan tahviller
11Kasaya eklenen yedek2510 − 9
12Net borçlanma8010 − 8
13Kur etkisi+12020 milyar dolar × (36 − 30)
14Borç stokundaki değişim+20012 + 13
15Yıl sonu borç stoku1.7001.500 + 200
16Millî gelir6.000Geçen yıl 5.000
17Borç / millî gelir%28,3Geçen yıl %30,0
18Bütçe açığı / millî gelir%1,270 / 6.000
19Faiz / bütçe geliri%12,0120 / 1.000
20İç borç çevirme oranı (resmî tanım)%96480 / (400 + 100)
Kurgu Devleti. Bütün satırlar önceki bölümlerdeki tablolarla birebir uyumludur ve hesaplar 2 kez kontrol edilmiştir.

Bu karneye bakıp Kurgu Devleti hakkında ne söyleyebiliriz? İyi haberler: Faiz hariç bütçe fazla veriyor, borç oranı düşüyor ve faiz gelirin yalnızca %12’sini götürüyor. Dikkat gerektiren noktalar: Faiz dışı fazlanın 30 milyar lirası bir defalık özelleştirmeden geliyor, gelecek yıla 40 milyar liralık ertelenmiş ödeme devrediliyor, döviz cinsi borcun payı kur nedeniyle artıyor ve borç oranındaki düşüş büyük ölçüde nominal büyümenin faizi geride bırakmasına dayanıyor. Tek bir satıra bakan biri ya “her şey yolunda” ya da “borç rekor kırdı” der. Bütün satırlara bakan biri ise dengeli bir hüküm verebilir.

Bu bölümde öğrendiklerimiz
›Bütçe, kasa ve borç tabloları bir zincirin halkalarıdır: gelir ve giderden açık, açıktan nakit ihtiyacı, nakit ihtiyacı ve anaparadan borçlanma, borçlanma ve kurdan borç stoku doğar.
›Her halkada bir “ayar” vardır: bir defalık gelir, ertelenen ödeme, kasa yedeği, kur etkisi.
›Dengeli bir hüküm için zincirin bütün halkalarına bakılır.
Kendinizi sınayın
Soru 1. Kurgu Devleti gelecek yıl hiç borçlanmadan vadesi gelen 400 milyar lirayı ödeyebilir mi?
CEVABI GÖSTER
Hayır. Kasada yalnızca 25 milyar liralık yedek var ve bütçe zaten açık veriyor. Vadesi gelen anaparanın büyük kısmını yeniden borçlanarak çevirmek zorunda.
Soru 2. Karnedeki hangi 3 satır, bu yılın tablosunun gelecek yılı zorlayabileceğini gösteriyor?
CEVABI GÖSTER
Özelleştirme gelirinin bir defalık olması (satır 1 içindeki 30), ertelenen 40 milyar liralık ödeme (satır 6) ve kur etkisinin döviz borcunu büyütmesi (satır 13).

13. Türkiye’nin Gerçek Tablosu

Artık bütün araçlara sahibiz. Şimdi Türkiye’nin en güncel verilerini aynı zincirle okuyalım. Bu bölüm yazılırken (Ekim 2026) yayımlanmış son veriler şunlardı: bütçe ve kasa için Eylül 2026, borç stoku için 31 Ağustos 2026, AB tanımlı borç için 2026’nın ilk çeyreği. Dönemlerin aynı olmadığına dikkat edin; gerçek hayatta bu her zaman böyledir.

GERÇEK VERİ
Tablo 15. Türkiye’nin mali gösterge paneli (Ekim 2026 itibarıyla son veriler)
GöstergeDeğerDönem
Bütçe gelirleri12.107,8 milyar TLOcak-Eylül 2026
Bütçe giderleri13.948,1 milyar TLOcak-Eylül 2026
Bütçe dengesi−1.840,3 milyar TLOcak-Eylül 2026
Faiz dışı denge+410,8 milyar TLOcak-Eylül 2026
Faiz giderleriyaklaşık 2.251,1 milyar TLOcak-Eylül 2026 (kendi hesabımız)
Hazine nakit dengesi−1.871,3 milyar TLOcak-Eylül 2026
Nakit faiz dışı denge+312,5 milyar TLOcak-Eylül 2026
Net borçlanma1.582,6 milyar TLOcak-Eylül 2026
İç borç çevirme oranı%99Eylül 2026
İç borçlanma maliyeti ve vadesi%39,07 ve 51,3 ayEylül 2026
Merkezi yönetim borç stoku15.893,8 milyar TL31 Ağustos 2026
Döviz cinsi borcun payı%51,331 Ağustos 2026 (kendi hesabımız)
AB tanımlı borç / millî gelir%23,12026 ilk çeyrek
Yıllık tüketici enflasyonu%29,73Eylül 2026
Bütçe açığı / millî gelir beklentisi%3,12026 (Orta Vadeli Program tahmini)
Kaynak: Hazine ve Maliye Bakanlığı (bütçe 15 Ekim 2026, nakit 7 Ekim 2026, borçlanma istatistikleri Ekim 2026, borç stoku Eylül 2026 açıklamaları), TÜİK (5 Ekim 2026), Orta Vadeli Program 2027-2029 (6 Eylül 2026).

Zinciri baştan okuyalım. 2026’nın ilk 9 ayında bütçe faiz hariç 410,8 milyar TL fazla verdi, ama yaklaşık 2 trilyon 251 milyar TL’lik faiz bütçeyi 1 trilyon 840,3 milyar TL açığa soktu. 9 ayın faiz faturası, 2025’in bütün yılının faizini (2 trilyon 54,4 milyar TL) şimdiden geçti KENDİ HESABIMIZ. Kasa tarafında açık 1 trilyon 871,3 milyar TL ile bütçeye çok yakın; yani bu yıl defter ile kasa birbirine yaklaşmış. Ama kasanın gördüğü faiz dışı fazla (312,5 milyar TL), defterdekinden yaklaşık 98 milyar TL daha zayıf.

Hazine bu açığın 1 trilyon 582,6 milyar TL’sini net borçlanmayla, kalanını kasasını kullanarak karşıladı. Yeni borcun maliyeti %39’un üzerinde, vadesi ise 4 yılı aşıyor. Borç stoku Ağustos sonunda 15,9 trilyon TL’ye ulaştı ve yarısından biraz fazlası döviz cinsi. Millî gelire oranla ise borç Avrupa ölçülerinde düşük. Hükümetin Eylül 2026’da açıkladığı Orta Vadeli Program, 2026 yılının bütçe açığının millî gelirin %3,1’i olmasını bekliyor.

Veriler ne söylüyor, ne söylemiyor?
Veriler 3 şeyi açıkça söylüyor. Birincisi, Türkiye’de bütçe açığının neredeyse tamamı faizden kaynaklanıyor; bugünkü harcamalar faiz hariç gelirle karşılanıyor. İkincisi, borcun ekonomiye oranı uluslararası ölçülerle düşük ve döviz cinsi payı azalıyor. Üçüncüsü, borcun fiyatı yüksek: Faiz giderleri her yıl gelirlerin daha büyük bir kısmını alıyor. Verilerin henüz kesin olarak söyleyemediği şeyler de var: Faiz dışı fazlanın ne kadarının kalıcı olduğu, enflasyon düştükçe borç oranını aşağı çeken nominal büyüme desteğinin nasıl azalacağı ve faiz faturasının ne hızla yeniden fiyatlanacağı. Bu soruların cevabı gelecek ayların tablolarında, bu rehberdeki yöntemle okunacak.

14. Veri Okuma Laboratuvarı: Bir Haberi Adım Adım Çözmek

Diyelim ki bir sabah şu haberi okudunuz: “Merkezi yönetim bütçesi Eylül’de 532,2 milyar TL ile yılın en yüksek aylık açığını verdi; faiz dışı denge de 269,2 milyar TL açık verdi.” Bu haber gerçektir ve Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın 15 Ekim 2026 tarihli açıklamasına dayanır. Şimdi bu tek cümleyi, rehberde öğrendiğimiz 8 soruyla çözelim.

GERÇEK VERİ
Tablo 16. Tek bir haberi 8 soruyla okumak
SoruCevap
1. Hangi kurum, hangi kapsam, hangi dönem?Hazine ve Maliye Bakanlığı; merkezi yönetim bütçesi; tek bir ay, Eylül 2026.
2. Akım mı, stok mu?Akım. Bir aylık gelir gider farkı; borç stokuyla doğrudan toplanmaz.
3. Tek ay mı, yılbaşından beri mi?Tek ay. 9 aylık toplamda açık 1 trilyon 840,3 milyar TL, faiz dışı denge 410,8 milyar TL fazla. Yıllık tablo hâlâ faiz hariç fazla veriyor.
4. Faiz ne kadar?Eylül’de giderler 1 trilyon 785,4, faiz hariç giderler 1 trilyon 522,4 milyar TL; faiz yaklaşık 263 milyar TL (kendi hesabımız).
5. Nominal mi, reel mi?Gelirler yıllık %22,7, giderler %34,1 arttı; yıllık enflasyon %29,73. Gelirler reel olarak yaklaşık %5,4 azaldı, giderler yaklaşık %3,4 arttı (kendi hesabımız).
6. Kasa ne diyor?Aynı ay Hazine nakit dengesi 467,2 milyar TL açık verdi; açık her 2 hesapta da büyük.
7. Açık nasıl kapatıldı?Kasa açığının 302,9 milyar TL’si net borçlanmayla (237,5 iç, 65,4 dış), 174,6 milyar TL’si kasadaki paranın kullanılmasıyla karşılandı; kalan küçük farkı kur farkları kapattı.
8. Yılın hedefine göre nerede?9 ayda yıllık açık hedefinin yaklaşık %68’i gerçekleşti; yılın %75’i geçmişken bu oran plan dahilinde, ama son çeyrek harcamaların yoğunlaştığı dönemdir.
Kaynak: Hazine ve Maliye Bakanlığı (bütçe ve nakit gerçekleşmeleri, Eylül 2026), TÜİK (Eylül 2026 TÜFE). Faiz tutarı ve reel değişimler kendi hesabımızdır.

Sonuç: Haber doğru, ama tek başına eksik. Eylül gerçekten zayıf bir aydı ve gelirlerin reel olarak gerilemesi izlenmesi gereken bir işaret. Ama 9 aylık tablo hâlâ faiz hariç fazla gösteriyor ve yıllık hedefle uyumlu. Bir ayın verisinden “bütçe kontrolden çıktı” ya da “her şey yolunda” sonucunu çıkarmak için erken; Ekim ve Kasım verilerinin aynı yönü gösterip göstermediğine bakmak gerekir.

15. En Sık Yapılan 12 Yanlış

Tablo 17. 12 yaygın yanlış ve doğru okuma
YanlışDoğrusu
Bütçe açığı azaldı, demek ki maliye düzeldi.Açık; faizin düşmesi, bir defalık gelir ya da ödemelerin ertelenmesiyle de azalabilir. Faiz dışı dengeye ve kasaya da bakın.
Vergi gelirleri %50 arttı, ekonomi uçuyor.Artışın büyük kısmı fiyat etkisi olabilir. Reel artışı ya da vergi/millî gelir oranını hesaplayın.
Faiz dışı fazla var, borç sorunu yok.Faiz bu fazladan büyükse borç büyümeye devam eder. Faiz ile büyüme yarışına da bakın.
Bütçe açığı ile Hazine nakit açığı aynı şey.Biri deftere, öteki kasaya bakar; aralarındaki fark yüzlerce milyar lira olabilir.
Hazine bu ay 300 milyar borçlandı, borç 300 milyar arttı.Bu brüt borçlanmadır; eski borcun anaparası düşülmeden borç artışı bulunmaz.
Çevirme oranı %100, borç değişmedi.Türkiye’de paydada faiz de var; faiz borçla ödenince borç büyür.
Çevirme oranı %100’ün üstünde, bu çok kötü.Hazine kasada yedek biriktiriyor ya da dış borcu iç piyasadan çeviriyor olabilir. Tutara ve kasaya bakın.
Borç rekor kırdı, demek ki çok ağırlaştı.Yüksek enflasyonda nominal borç her yıl rekor kırar. Millî gelire orana ve faiz/gelir oranına bakın.
Borç oranı düşük, demek ki sorun yok.Düşük ama pahalı ve döviz cinsi borç ağır gelebilir. Faiz/gelir oranı ve para birimi dağılımı da önemlidir.
Anapara ödemesi de bütçe gideridir.Değildir. Bütçeye yalnızca faiz yazılır; anapara finansman ihtiyacına girer.
Özelleştirme geliri bütçeyi kalıcı olarak düzeltti.Bir defalık gelirdir; ertesi yıl tekrarlanmaz.
Eylül açığını Ağustos fazlasıyla kıyaslayayım.Aylık veriler mevsime ve ödeme takvimine çok bağlıdır. Bir ayı geçen yılın aynı ayıyla, yılbaşından beri toplamı yine toplamla karşılaştırın.

16. Hangi Veri Nerede Yayımlanır?

Kendi analizinizi yapmak istediğinizde nereye bakacağınızı bilmek, işin yarısıdır. Aşağıdaki tablo, her sorunun cevabının hangi kurumun hangi yayınında bulunduğunu gösteriyor. Bir veriyi not ederken 2 tarihi birlikte yazın: verinin ait olduğu dönem (örneğin Eylül 2026) ve yayımlandığı gün (örneğin 15 Ekim 2026). Bu alışkanlık, yanlış karşılaştırmaların çoğunu önler.

Tablo 18. Kaynak haritası
Aradığınız bilgiYayınKurum
Aylık gelir, gider, açık, faiz dışı dengeMerkezi Yönetim Bütçe GerçekleşmeleriHazine ve Maliye Bakanlığı
Kasanın aylık durumu ve açığın finansmanıHazine Nakit GerçekleşmeleriHazine ve Maliye Bakanlığı
Çevirme oranı, borcun maliyeti ve vadesiİç borç istatistikleriHazine ve Maliye Bakanlığı
Önümüzdeki 3 ayın borç ödemeleri ve ihale takvimiİç Borçlanma StratejisiHazine ve Maliye Bakanlığı
Yıllık borç ödeme ve borçlanma planıHazine Finansman ProgramıHazine ve Maliye Bakanlığı
Toplam borç ve para birimi dağılımıMerkezi Yönetim Borç StokuHazine ve Maliye Bakanlığı
Uluslararası karşılaştırma için borçAB Tanımlı Genel Yönetim Borç Stoku, Kamu Net Borç StokuHazine ve Maliye Bakanlığı (çeyreklik)
Yılın kesinleşmiş bütçesiKesin Hesap KanunuResmî Gazete
Önümüzdeki 3 yılın hedefleriOrta Vadeli ProgramStrateji ve Bütçe Başkanlığı, Resmî Gazete
Millî gelir ve enflasyonGSYH ve TÜFE bültenleriTÜİK

17. Küçük Sözlük

Tablo 19. Rehberde geçen temel terimler
TerimAnlamı
AB tanımlı borçAvrupa Birliği’nin kuralına göre hesaplanan, belediyeleri ve sosyal güvenlik kurumlarını da kapsayan kamu borcu. Ülkeler arası karşılaştırmada kullanılır.
AnaparaBorç olarak alınan tutarın kendisi. Geri ödenmesi bütçe gideri sayılmaz.
Bir defalık gelirÖzelleştirme, varlık satışı ya da af tahsilatı gibi her yıl tekrarlanmayan gelir.
Borç servisiBelirli bir dönemde ödenen anapara ve faizin toplamı.
Borç stokuBelirli bir gündeki toplam borç.
Brüt borçlanmaBir dönemde alınan yeni borcun tamamı.
Bütçe dengesiBütçe gelirleri ile giderleri arasındaki fark. Eksiyse açık, artıysa fazla.
Cari transferlerKarşılığında mal ya da hizmet alınmayan ödemeler: sosyal güvenlik desteği, yardımlar, belediye payları.
Çevirme oranıBorç ödemelerinin ne kadarının yeni borçla karşılandığı. Türkiye’nin resmî tanımında paydada anapara ve faiz birliktedir.
Dolaylı vergiHarcama üzerinden alınan vergi: KDV, ÖTV gibi.
Dolaysız vergiKazanç üzerinden alınan vergi: gelir vergisi, kurumlar vergisi gibi.
EmanetBütçeye gider yazılıp henüz nakden ödenmemiş tutarların bekletildiği hesap.
Faiz dışı dengeBütçe gelirlerinden faiz hariç giderlerin çıkarılmasıyla bulunan denge.
Genel devletMerkezi yönetime belediyeleri, sosyal güvenlik kurumlarını ve fonları da ekleyen geniş kamu tanımı.
Hazine nakit dengesiDevletin kasasına fiilen giren ve çıkan paranın farkı.
Merkezi yönetimBakanlıklar, özel bütçeli kurumlar ve düzenleyici kurumlardan oluşan, bütçe açığı haberlerinin kapsadığı yapı.
Millî gelir (GSYH)Bir ülkede bir yılda üretilen bütün mal ve hizmetlerin değeri.
Net borçlanmaYeni borçlanmadan geri ödenen anaparanın çıkarılmasıyla bulunan tutar.
NominalÜzerinde yazan, fiyat etkisi ayıklanmamış rakam.
ÖdenekBütçe kanununun bir kuruma verdiği harcama izni.
ReelFiyat artışından arındırılmış rakam.
TahvilDevletin belirli bir tarihte belirli bir faizle geri ödemeyi taahhüt ettiği borç senedi.
VadeBir borcun geri ödeneceği tarihe kadar geçen süre.

Devletin bütçesi, kasası ve borcu ilk bakışta soğuk ve karmaşık tablolardır. Ama hepsi aynı hikâyenin parçalarıdır: Bütçe ne kadar harcandığını, kasa ne kadar para bulunması gerektiğini, borç stoku da bütün bunların geride bıraktığı izi gösterir. Bir sonraki bütçe haberini okuduğunuzda manşetteki tek rakamla yetinmeyin; yanına faiz dışı dengeyi, aynı ayın kasa tablosunu, reel değişimi ve borcun bileşimini koyun. Bu rehberin amacı da tam olarak budur: Rakamları başkasının yorumuna ihtiyaç duymadan, kendi gözünüzle okuyabilmeniz.

Kaynakça
Veriler 23 Ekim 2026 itibarıyla doğrulanmıştır. Kurgu Devleti’ne ait bütün rakamlar öğretim amaçlı olarak uydurulmuştur. Kendi hesabımız olarak işaretlenen oran ve farklar, bu kaynaklardaki ham verilerle hesaplanmıştır.
1. Hazine ve Maliye Bakanlığı. Aralık 2025 Merkezi Yönetim Bütçe Gerçekleşme Raporu, 14 Ocak 2026 (Ocak-Aralık 2025 verileri).
2. Hazine ve Maliye Bakanlığı. Eylül 2026 Merkezi Yönetim Bütçe Gerçekleşmeleri, 15 Ekim 2026.
3. Hazine ve Maliye Bakanlığı. Ocak 2026 Merkezi Yönetim Bütçe Gerçekleşme Raporu (2026 bütçe ödenek ve tahminleri).
4. Hazine ve Maliye Bakanlığı. 2021, 2022, 2023 ve 2024 yılları Aralık ayı Merkezi Yönetim Bütçe Gerçekleşmeleri açıklamaları.
5. Hazine ve Maliye Bakanlığı. Hazine Nakit Gerçekleşmeleri: Aralık 2023, Aralık 2024, Aralık 2025 ve Eylül 2026 açıklamaları.
6. Hazine ve Maliye Bakanlığı. Kamu Borç Yönetimi Raporu, Aralık 2025.
7. Hazine ve Maliye Bakanlığı. Borç Göstergeleri sunumu, 27 Şubat 2026.
8. Hazine ve Maliye Bakanlığı. Merkezi Yönetim Borç Stoku açıklamaları: 31 Aralık 2022, 2023, 2024, 2025 ve 31 Ağustos 2026.
9. Hazine ve Maliye Bakanlığı. AB Tanımlı Genel Yönetim Borç Stoku ve Kamu Net Borç Stoku açıklamaları: 31 Aralık 2025 ve 31 Mart 2026.
10. Hazine ve Maliye Bakanlığı. Merkezi yönetim iç borç istatistikleri: toplam iç borç çevirme oranları, iç borçlanmanın ortalama vadesi ve maliyeti.
11. Hazine ve Maliye Bakanlığı. 2026 Yılı Hazine Finansman Programı.
12. Resmî Gazete. Orta Vadeli Program (2027-2029), 6 Eylül 2026, Sayı 33362 (mükerrer).
13. Resmî Gazete. 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu, 31 Aralık 2025, Sayı 33124.
14. TÜİK. Yıllık Gayrisafi Yurt İçi Hasıla bültenleri, 2022-2025.
15. TÜİK. Tüketici Fiyat Endeksi, Aralık 2025 ve Eylül 2026 bültenleri.
16. IMF. Government Finance Statistics Manual 2014.
Yasal Uyarı
Bu makalede yer alan bilgi ve değerlendirmeler yalnızca bilgilendirme amacıyla sunulmaktadır; yatırım danışmanlığı veya alım-satım tavsiyesi niteliği taşımaz. Yatırım danışmanlığı sözleşme çerçevesinde sunulmaktadır. Geçmiş performans gelecekteki sonuçların güvencesi değildir. Veriler kamuya açık kaynaklardan derlenmiş olup doğruluk konusunda garanti verilmemektedir. Bu içeriğe dayanılarak alınan kararların sonuçlarından okuyucu şahsen sorumludur.
PETROLANDECO
Enerji, ekonomi ve jeopolitik · petrolandeco.com