Tüketim Artarken Hanehalkı Neden Zayıflar?

Makroekonomi · Hanehalkı Finansı

Tüketim Artarken Hanehalkı Neden Zayıflar?

Harcama, borç ve refah arasındaki farkı ölçmek: Türkiye, ABD ve Avrupa verileriyle

Petrolandeco · Ekim 2026 · Veri kesimi: 22 Ekim 2026

Türkiye’de hanehalkı tüketimi 2026’nın ikinci çeyreğinde reel olarak %3,5 büyüdü ve ekonominin geri kalanından hızlı koştu. Aynı aylarda ihtiyaç kredilerinde takibe düşen alacakların oranı 2014’ten bu yana görülen en yüksek seviyeye çıktı. ABD’de tüketim harcaması Ağustosta cari dolarla gelirin üç katı hızla arttı, euro bölgesinde ise haneler gelirlerinden daha hızlı harcadıkları için tasarruf oranları geriledi. Bu yazı tek bir soruyu izliyor: Harcamanın büyüdüğü bir ekonomide hanenin güçlenip güçlenmediğini hangi verilerle anlarız?

Harcama, Miktar ve Refah: Üç Ayrı Şey

Bir ailenin market fişi geçen yıl 1.000 lira tutuyordu, bu yıl 1.300 lira tutuyor. Sepetteki ürünler aynıysa harcama %30 artmış, tüketilen miktar hiç değişmemiştir. Sepet biraz küçülmüşse, harcama yine artmış görünürken ailenin sofrası daralmıştır. Ekonomi istatistiklerinin ilk ayrımı buradadır: nominal harcama cüzdandan çıkan parayı, reel tüketim alınan mal ve hizmet miktarını, refah ise bu tüketimin ne pahasına sürdürüldüğünü anlatır. İlk ikisi ulusal hesaplarda ölçülür; üçüncüsü tek bir sayıya sığmaz.

Türkiye’nin son büyüme verisi bu ayrımın neden önemli olduğunu gösteriyor. TÜİK’in Nisan ile Haziran 2026 dönemine ait ilk tahminine göre yurt içi hasıla zincirlenmiş hacim olarak %2,3 büyüdü, yerleşik hanelerin nihai tüketim harcamaları ise %3,5 arttı. Aynı dönemde hasıla cari fiyatlarla %36,0 büyüyerek 19 trilyon 869 milyar liraya ulaştı. Cari büyümenin reel büyümeye oranından çıkan örtük fiyat artışı yaklaşık %33 ediyor; yani nominal genişlemenin ezici bölümü fiyattan geliyor. Hacim olarak ölçülen %3,5’lik tüketim artışı gerçek bir miktar artışıdır ve küçümsenecek bir rakam değildir. Ancak bu artışın hangi gelirle, hangi borçla ve hangi hane gruplarında gerçekleştiği büyüme verisinden okunamaz.

Aynı bültendeki küçük bir satır bu soruya ilk ipucunu veriyor. İşgücü ödemelerinin cari fiyatlarla gayrisafi katma değer içindeki payı bir yıl önceki %38,3’ten %38,1’e geriledi. Ücretlerin milli gelirden aldığı pay daralırken tüketimin hasıladan hızlı büyümesi kendi başına bir çelişki değildir; tüketim ücret dışı gelirlerle, sosyal transferlerle, birikimlerle ya da kredilerle de finanse edilebilir. Fakat hangi kaynağın ne kadar katkı verdiğini görmek için büyüme verisinin dışına çıkmak gerekir. Bu yazı için dönem uyumlu ve doğrulanmış bir reel ücret serisi derlenemediğinden, ücret tarafında yalnızca bu pay göstergesi kullanıldı.

ABD’den gelen son aylık veri, aynı ayrımın gelişmiş bir ekonomide nasıl göründüğünü özetliyor. ABD Ekonomik Analiz Bürosu’nun 30 Eylül 2026’da yayımladığı Ağustos verisine göre kişisel tüketim harcamaları bir ayda cari dolarla %0,9 arttı. Harcanabilir kişisel gelir ise yalnızca %0,3 yükseldi ve fiyat etkisi çıkarıldığında hiç artmadı. Reel tüketim %0,6 büyüdü. Tek bir ayın eğilim sayılamayacağı açıktır, ama tablo net bir mekanizmayı gösteriyor: Reel gelir yerinde sayarken reel tüketimin artması ancak tasarruftan, borçtan ya da varlık satışından karşılanabilir. Ağustosta kişisel tasarruf oranı %4,1 olarak ölçüldü; bu rakam yıllık güncellemeyle Ocak 2021’e kadar geriye dönük revize edilen serinin parçası olduğu için önceki yayınlardaki aylık değerlerle doğrudan karşılaştırılmamalıdır.

%3,5Reel, yıllık
Türkiye hanehalkı nihai tüketimi2026 ikinci çeyrek, zincirlenmiş hacim. Aynı dönemde hasıla %2,3 büyüdü.
%6,83Takip oranı
İhtiyaç kredilerinde takipteki alacaklar9 Ekim 2026 itibarıyla, 2014’te başlayan veri setinin en yüksek seviyesi.
%4,1Net tasarruf
ABD kişisel tasarruf oranıAğustos 2026, harcanabilir kişisel gelire oran. Aynı ay reel gelir artışı sıfır.
%14,2Brüt tasarruf
Euro bölgesi hanehalkı tasarruf oranı2026 ikinci çeyrek. Bir yıl önce %15,1 idi; tüketim gelirden hızlı arttı.

Tasarruf Oranı Neyi Ölçer, Neyi Gizler?

Tasarruf oranı basit bir kesirdir: Haneler harcanabilir gelirlerinin ne kadarını tüketmeden bırakıyor? Payı tüketimden hızlı büyüyen bir gelir oranı yükseltir, gelirden hızlı büyüyen bir tüketim oranı düşürür. Bu nedenle oran, tüketimin gelire göre ne kadar zorlandığının en sade göstergesidir. Ama kesrin pay ve paydası ülkeden ülkeye farklı tanımlanır ve bu farklar, rakamları yan yana dizmeyi tehlikeli hâle getirir.

Tanım notu: Üç tasarruf oranı, üç farklı kesir

Euro bölgesinde Eurostat brüt tasarrufu brüt harcanabilir gelire böler; payda, hanelerin emeklilik fonlarındaki net haklarında oluşan değişimi de içerir. Brüt tanım, konut gibi varlıkların yıpranma payını düşmez.

ABD’de kişisel tasarruf, harcanabilir kişisel gelirden kişisel harcamaların (tüketim, faiz ödemeleri ve cari transferler) çıkarılmasıyla bulunur. Faiz ödemeleri harcama tarafında yer alır; bu nedenle borç maliyeti yükseldiğinde tasarruf oranı tüketim değişmeden de düşebilir. Seri net esaslıdır ve brüt oranlardan sistematik olarak düşük çıkar.

Türkiye’de TÜİK, kurumsal sektör hesaplarında brüt hanehalkı tasarrufunu harcanabilir gelire oranlar ve bu oranı yalnızca yıllık yayımlar. Ulusal hesaplar standardında hanehalkı sektörü şirketleşmemiş işletmeleri, yani esnaf ve küçük işletme sahiplerinin gelirini de kapsar. Üç oran aynı grafiğe aynı eksende konulmamalıdır.

Euro bölgesindeki gidişat, tasarruf oranının nasıl sessizce eridiğini gösteren temiz bir örnek. Eurostat’ın 2 Ekim 2026’da yayımladığı ilk tahmine göre bölgede hanehalkı tasarruf oranı 2026’nın ikinci çeyreğinde %14,2’ye indi; ilk çeyrekte %14,4, bir yıl önce ise %15,1 idi. Kurumun açıklaması doğrudan bu yazının konusudur: Bireysel tüketim harcamaları çeyreklik %1,3 artarken brüt harcanabilir gelir %1,1 arttı. Bir önceki çeyreğe ait ayrıntılı veride ise kişi başına reel gelir ve kişi başına reel tüketim euro bölgesinde yerinde saymıştı. Avrupa hanesi zenginleşerek değil, gelirinin biraz daha büyük bölümünü harcayarak tüketiyor. Bu hareket henüz bir alarm düzeyinde değil; %14 dolayındaki bir brüt oran, haneye hâlâ geniş bir tampon bırakıyor.

Grafik 1
Euro bölgesi hanehalkı brüt tasarruf oranı (%)
13,5 14,0 14,5 15,0 15,5 15,1 14,9 14,8 15,1 14,7 14,3 14,4 14,2 2024 Ç3 2024 Ç4 2025 Ç1 2025 Ç2 2025 Ç3 2025 Ç4 2026 Ç1 2026 Ç2 © petrolandeco.com

Kaynak: Eurostat, sektör hesapları ilk tahmini, 2 Ekim 2026. Mevsimsellikten arındırılmış brüt tasarruf / brüt harcanabilir gelir, euro bölgesi. Dikey eksen 13,5’ten başlar; düşüş 0,9 puandır. Yorum: İki yılda oran 15 bandından 14 bandına indi; kurumun açıklamasına göre son çeyrekteki düşüşün nedeni tüketimin gelirden hızlı artmasıdır.

Türkiye’nin rakamı ise ilk bakışta beklenenin tersini söylüyor. TÜİK’in 8 Ekim 2026’da yayımladığı 2025 kurumsal sektör hesaplarına göre hanehalkı tasarruf oranı 2024’teki %13,9’dan 2025’te %14,3’e yükseldi. Hanehalkının brüt tasarrufu milli gelirin %9,1’ine denk geldi. Kredi kartı bakiyelerinin hızla büyüdüğü bir yılda tasarruf oranının artması, toplulaştırılmış verinin neyi göremediğini hatırlatıyor. Ortalama oran; birikim yapan üst gelir gruplarının, işletme kârını hanehalkı sektöründe gösteren esnafın ve kartla ay sonunu getiren ücretlinin toplamıdır. Bir grup tasarrufunu artırırken diğer grup borçlanıyorsa, kesir yükselirken hanelerin önemli bir kısmı zayıflıyor olabilir. Elimizdeki veri bu ikisini ayırmaya yetmiyor; ayırmaya yetmediğini söylemek de analizin parçasıdır.

Bir başka zaman uyumsuzluğu da var. Türkiye’nin tasarruf oranı 2025 takvim yılını kapsıyor ve ancak Ekim 2026’da yayımlandı. Takipteki alacaklardaki sert artış ise 2026 içinde yaşandı. Yıllık bir akım göstergesi ile haftalık bir stok göstergesini aynı cümlede okumak, iki farklı zamanı aynı ana sıkıştırmak demektir. Türkiye için çeyreklik bir hanehalkı tasarruf oranı yayımlanmıyor; bu boşluk, haneyi izlemek isteyen herkesi kredi ve takip verilerine daha fazla yaslanmaya zorluyor.

Tablo 1
Hanehalkı tasarruf oranları: son veri ve tanım farkı
Ekonomi Dönem Oran Önceki Tanım
Türkiye2025 yılı%14,3%13,9 (2024)Brüt, yıllık, harcanabilir gelire oran
Euro bölgesi2026 Ç2%14,2%15,1 (2025 Ç2)Brüt, çeyreklik, mevsimsellikten arındırılmış
ABDAğustos 2026%4,1Revize seri, karşılaştırma için kullanılmadıNet, aylık, faiz ödemeleri harcama sayılır

Kaynak: TÜİK Kurumsal Sektör Hesapları 2025 (8 Ekim 2026); Eurostat (2 Ekim 2026); ABD Ekonomik Analiz Bürosu (30 Eylül 2026). ABD oranının düşüklüğü büyük ölçüde net tanımdan kaynaklanır ve tek başına daha zayıf bir tasarruf davranışı anlamına gelmez.

Likit Tampon: Beklenmedik Bir Faturayı Kim Ödeyebilir?

Tasarruf oranı bir akımdır; bir yıl içinde biriktirilen miktarı gösterir. Hanenin dayanıklılığını ise birikmiş stok belirler: araba bozulduğunda, kira peşin istendiğinde, bir ay maaş geciktiğinde elde ne kadar nakit vardır? Bu sorunun en doğrudan ölçüsü, anketlerle derlenen beklenmedik harcama göstergeleridir. Oranlar beyana dayanır ve ülkeler arasında harcamanın büyüklüğü farklı tanımlanır, ama aynı ülkenin zaman içindeki seyri güçlü bir sinyal verir.

ABD’de Federal Rezerv’in Ekim 2025’te sahaya çıkan ve Mayıs 2026’da yayımlanan hanehalkı anketine göre yetişkinlerin %63’ü 400 dolarlık beklenmedik bir masrafı yalnızca nakit, birikim ya da bir sonraki ekstrede tamamen ödenecek kredi kartıyla karşılayabileceğini söylüyor. Bu oran üç yıldır değişmiyor, ama 2021’deki %68’in altında. Yetişkinlerin %12’si böyle bir masrafı o an hiçbir yolla ödeyemeyeceğini, %18’i ise yalnızca birikimiyle karşılayabileceği en büyük acil masrafın 100 doların altında kaldığını belirtiyor. Yıllık geliri 50 bin doların altındaki yetişkinlerde her 10 kişiden 4’ü 100 dolarlık bir acil masrafı bile birikimiyle karşılayamıyor. Tüketimin güçlü seyrettiği bir ekonomide nüfusun azımsanmayacak bir bölümü fiilen tampon olmadan yaşıyor.

Avrupa Birliği’nde aynı soru, gelir ve yaşam koşulları anketiyle soruluyor. 2025 turunda AB nüfusunun %29,2’si beklenmedik bir mali harcamayı karşılayamayacağını bildirdi; 2024’te bu oran %30,0 idi. Almanya’da oran %31,9 ile AB ortalamasının üzerinde. Türkiye’de TÜİK aynı yöntemle derlenen araştırmanın 2025 sonuçlarında fertlerin %25,1’inin beklenmedik harcamaları ekonomik olarak karşılayamadığını tespit etti; bir önceki turda bu oran %26,8 idi. Aynı araştırmada fertlerin %50,5’i bir haftalık tatil masrafını, %35,1’i iki günde bir et, tavuk ya da balık içeren öğünü, %19,6’sı evin ısınma ihtiyacını karşılayamadığını beyan etti. Konut dışı borç ya da taksit ödemesi olanların oranı ise %56,4.

Bu karşılaştırmadan Türkiye’deki hanelerin Avrupa’dakilerden daha dayanıklı olduğu sonucunu çıkarmak yanlış olur. Ankette sorulan harcama, her ülkenin kendi gelir düzeyine göre tanımlanır; cevap kişinin beyanıdır ve hane dışındaki aile desteği, altın gibi kayıt dışı birikimler Türkiye’de cevabı belirgin biçimde etkileyebilir. Daha önemlisi zamanlamadır. Türkiye’nin 2025 anketinde gelir bilgileri 2024 yılına aittir ve gözlenen iyileşme, 2026’da takip oranlarında başlayan bozulmayı henüz içermez. Anket ile bankacılık verisi aynı haneyi farklı zamanlarda fotoğraflıyor.

Borç Stoku, Borç Servisi ve Kart: Üç Ayrı Ölçü

Borç tartışmalarındaki karışıklığın büyük bölümü üç farklı ölçünün aynı kelimeyle anılmasından doğar. Borç stoku belli bir tarihte ödenmemiş toplam borçtur. Borç servisi o borç için her ay ödenmesi gereken anapara ve faizdir. Ödeme güçlüğü ise borcun bir kısmının hiç ödenmemesidir. Stok yüksek ama uzun vadeli ve sabit faizliyse servis yükü katlanılabilir kalır; stok düşük ama kısa vadeli ve yüksek faizliyse küçük bir borç bile bütçeyi sıkıştırabilir.

ABD: Yüksek stok, dengeli servis, ayrışan kart

Federal Rezerv’in finansal hesaplarına göre ABD’de hanehalkı ve kâr amacı gütmeyen kuruluşların borcu 2026’nın ikinci çeyreği sonunda 21,4 trilyon dolardı ve harcanabilir gelire oranı 0,90’da, salgın yıllarındaki gelir sıçraması dışarıda tutulduğunda 1990’ların sonundan bu yana en düşük düzeylerin yakınında kaldı. New York Fed’in kredi bürosu verisine dayanan hesabı ise kapsam farkı nedeniyle toplamı 18,8 trilyon dolar olarak gösteriyor; bunun 13,1 trilyonu konut kredisi. Borç servis oranı da sakin: Haneler ikinci çeyrekte harcanabilir gelirlerinin %11,11’ini zorunlu borç ödemelerine ayırdı; bunun %5,83’ü konut, %5,28’i tüketici borcu için. Oran son beş çeyrektir %11,1 ile %11,3 arasında yatay seyrediyor.

Grafik 2
ABD hanehalkı borç servis oranı (harcanabilir gelire oran, %)
0 5 10 12 11,12 11,23 11,32 11,16 11,11 2025 Ç2 2025 Ç3 2025 Ç4 2026 Ç1 2026 Ç2 Konut kredisi servisi Tüketici borcu servisi © petrolandeco.com

Kaynak: Federal Rezerv, Household Debt Service Ratios, 2026 Ç2 verisi (Eylül 2026 güncellemesi). Mevsimsellikten arındırılmış, çeyreklik. Yorum: Toplam yük yatay; ABD hanesinin sorunu ortalama borç servisinde değil, aşağıda ele alınan kart borcunun dağılımında.

Toplam tablo sakin olsa da kart tarafı farklı bir hikâye anlatıyor ve göstergenin nasıl okunduğu sonucu belirliyor. New York Fed verisine göre kredi kartı bakiyeleri 2026’nın ikinci çeyreğinde 1,26 trilyon dolara çıktı; bir yılda 54 milyar dolar, yani %4,5 arttı. 90 günden uzun süredir ödenmeyen bakiyelerin stok içindeki payı %12,8 olarak görünüyor ve bu rakam büyük krizden bu yana görülmemiş bir sıkıntı izlenimi veriyor. Ancak kurumun kendi araştırmacıları, bu stok oranının büyük ölçüde bankaların silinmiş eski alacakları kredi raporlarında daha uzun süre tutmasından şiştiğini gösterdi. Bakiyelerin yıl içinde ciddi gecikmeye geçme oranı ise %6,97 ile bir yıl önceki %6,93’ün hemen üzerinde, yüksek ama sabit seyrediyor. Aynı borç, stoktan okunduğunda kriz, akıştan okunduğunda yüksek ama durağan bir yük gibi görünüyor.

Türkiye: Düşük stok, kısa vade, hızlanan takip

Türkiye’de tablo neredeyse ABD’nin aynadaki görüntüsü. TCMB’nin Mayıs 2026 Finansal İstikrar Raporu’na göre hanehalkı finansal borcunun milli gelire oranı 2026’nın ilk çeyreğinde %10,1 idi; bu oran 2020’de %18 dolayındaydı ve 2024 sonunda %9 civarına inmişti. Uluslararası ölçekte bu çok düşük bir borçluluktur. Ama aynı raporda toplam hanehalkı yükümlülüklerinin bir yılda %50,3 artarak 6 trilyon 636 milyar liraya, bireysel kredi kartı borçlarının ise %53,6 artarak 3 trilyon 177 milyar liraya çıktığı görülüyor. Borcun milli gelire oranı düşük kalırken bileşimi kısa vadeli ve teminatsız kalemlere yaslanıyor.

BDDK’nın 9 Ekim 2026 haftasına ait bülteninde tüketici kredileri 3 trilyon 512 milyar lira, bireysel kredi kartı bakiyeleri 3 trilyon 471 milyar lira; ikisinin toplamı 6 trilyon 984 milyar lira. Tüketici kredilerinin 2 trilyon 625 milyar lirası ihtiyaç kredisi, yalnızca 845 milyar lirası konut kredisi. Konut kredisinin tüketici kredileri içindeki payı yaklaşık %24 iken ABD’de konut kredisi hanehalkı borcunun yaklaşık %70’ini oluşturuyor. Bu fark, iki ülkenin borçluluğunun neden aynı cetvelle ölçülemeyeceğini gösteriyor. ABD’de borcun büyük kısmı uzun vadeli, çoğunlukla sabit faizli ve bir konut varlığıyla eşleşmiş durumda. Türkiye’de ise borcun ağırlığı her ay yeniden fiyatlanabilen, teminatsız ve tüketimi finanse eden kalemlerde.

Kart bakiyesinin kendisi de dikkatli okunmayı gerektiriyor. Bakiye 2 Ekim haftasında 3 trilyon 534 milyar liraya ulaştı, bir hafta sonra 62 milyar lira düşerek 3 trilyon 472 milyar liraya, 16 Ekim haftasında ise 3 trilyon 390 milyar liraya geriledi. Bu dalgalanma ekstre döngüsünün izidir: Türkiye’de kart, borçlanma aracı olduğu kadar bir ödeme aracıdır ve her ay büyük tutarlar faiz işlemeden ödenir. 9 Ekim’deki bakiyenin 1 trilyon 321 milyar lirası, yani yaklaşık %38’i taksitli alışverişlerden oluşuyor. Yüksek enflasyonda faizsiz taksit, hane açısından reel değeri eriyen bir borçtur ve ihtiyatlı bir tercih olabilir. Bu nedenle bakiye büyümesi tek başına sıkıntı göstergesi değildir.

Sıkıntının işareti bakiyeden değil, ödenmeyen kısımdan gelir. 2 Ocak ile 2 Ekim 2026 arasında bireysel kart bakiyesi yaklaşık 2 trilyon 790 milyar liradan 3 trilyon 534 milyar liraya çıkarak %26,5 büyüdü. Aynı dokuz ayda takipteki kart alacakları 125,2 milyar liradan 199,8 milyar liraya yükseldi; artış %59,6. Takipteki alacakların canlı bakiyeye oranı %4,5’ten %5,7’ye çıktı ve 9 Ekim’de 204,2 milyar liralık takip tutarıyla %5,9’a ulaştı. İhtiyaç kredilerinde aynı oran %6,83 ile 2014’te başlayan veri setinin zirvesinde; bankacılık sektörünün tamamında ise %3,2. Bireysel borcun geri ödeme performansı, sektörün geneline göre belirgin biçimde ayrışıyor.

Grafik 3
Türkiye: kart bakiyesi ve takipteki kart alacağı (2 Ocak 2026 = 100)
Başlangıç = 100 Kart bakiyesi 126,5 Takipteki kart alacağı 159,6 © petrolandeco.com

Kaynak: BDDK Haftalık Bülten, 2 Ocak ve 2 Ekim 2026 haftaları; nominal TL tutarlardan hesaplanmıştır. Yorum: Takipteki alacaklar bakiyenin iki katından hızlı büyüdü. Kart bakiyesi haftalık ekstre döngüsüyle dalgalandığı için başlangıç ve bitiş haftalarının seçimi bakiye artışını birkaç puan değiştirebilir.

Kartla yapılan harcamanın kendisi de ayrı bir veridir ve bakiyeyle karıştırılmamalıdır. Bankalararası Kart Merkezi’ne göre Ağustos 2026’da kartlarla 2 trilyon 990 milyar liralık ödeme yapıldı; tutar bir yıl öncesine göre %39 arttı, işlem adedi ise %11 yükseldi. Aynı ay yıllık enflasyon %31,51 olduğundan, kartlı ödemelerin reel artışı kabaca %5 ile %6 arasında kalıyor. Bu, tüketimin büyüme verisindeki hacim artışıyla uyumlu bir tablo: Kartlar gerçekten daha fazla mal ve hizmet alımına aracılık ediyor, ama nominal büyümenin çok büyük bölümü fiyattır. Tutardaki artışın adet artışının çok üzerinde olması da işlem başına ödenen paranın, yani aynı sepet için ödenen bedelin yükseldiğini gösteriyor.

Faiz ortamı, döndürülen kart borcunun maliyetini belirler. TCMB’nin Ekim 2026 için ilan ettiği azami aylık akdi faiz, dönem borcu 30 bin liranın altındaki kartlarda %3,25, 30 bin ile 180 bin lira arasında %3,75, 180 bin liranın üzerinde %4,25. Aylık %4,25’lik bir oran bir yıl boyunca bileşik işlediğinde yıllık karşılığı yaklaşık %65’e ulaşıyor; en düşük dilimde bile bileşik karşılık yaklaşık %47. TCMB’nin 22 Ekim’de politika faizini %36’ya indirdiği, Eylül’de yıllık enflasyonun %29,73 olduğu bir ortamda asgari ödemeyle borç çeviren hane, enflasyonun çok üzerinde bir reel maliyet taşıyor. Borçla finanse edilen tüketimin bugünkü talebi desteklerken gelecekteki tüketimi daraltması tam olarak bu kanaldan işler: Bugün öne çekilen harcama, yarının bütçesinden faiziyle birlikte düşülür.

Kart harcaması ne zaman güç, ne zaman sıkışma işaretidir?

Kartlı harcama artarken bakiye ekstre döngüsüyle dalgalanıyor, taksitsiz bakiye her ay büyük ölçüde kapanıyor ve takip oranı yatay kalıyorsa, kart bir ödeme aracı olarak çalışıyordur. Bu durumda harcama artışı gerçek alım gücünü ya da nakitten karta geçişi yansıtır.

Bakiye harcamadan hızlı büyüyor, ihtiyaç kredisi ve ek hesap kullanımı aynı anda artıyor ve takipteki alacaklar bakiyeden hızlı yükseliyorsa, kart bir nakit akışı köprüsüne dönüşmüştür. 2026’da Türkiye’de son koşul açıkça gözleniyor; ilk iki koşulu ayırt etmek için hanelerin ekstreyi ne oranda tam ödediğine dair düzenli yayımlanan bir veri bulunmuyor.

Türkiye için bir önemli boşluğu da açıkça kaydetmek gerekiyor. ABD’deki Fed serisiyle karşılaştırılabilir, düzenli yayımlanan ve hanehalkının zorunlu borç ödemelerini harcanabilir gelire oranlayan bir borç servis oranı bu araştırmada bulunamadı. Borç stokunun milli gelire oranı düşük olduğu için Türkiye’de borç yükünün hafif olduğu sık söylenir; oysa kısa vadeli ve yüksek faizli bir borcun aylık ödeme yükü, stok oranının ima ettiğinden çok daha ağır olabilir. Bu boşluk doldurulmadan Türkiye ile ABD’nin borç yükünü doğrudan kıyaslamak mümkün değildir.

Zorunlu Harcamalar ve Bütçe Sıkışması

Toplam tüketim büyürken hanenin kendini daha yoksul hissetmesinin en mekanik açıklaması bütçenin bileşimidir. Kira, gıda, enerji ve ulaşım gibi ertelenemeyen kalemlerin fiyatı genel fiyat düzeyinden hızlı artarsa, hane aynı miktarı almak için bütçesinin daha büyük bölümünü bu kalemlere ayırmak zorunda kalır. Toplam harcama artar, ama tatil, eğlence, dayanıklı mal ve dışarıda yemek gibi isteğe bağlı kalemlere kalan pay daralır. İstatistikte güçlü tüketim, mutfakta ve takvimde sıkışma olarak yaşanır.

TÜİK’in Hanehalkı Bütçe Araştırması bu kaymayı üç yıl üst üste kaydetti. Konut ve kira harcamalarının toplam tüketim harcaması içindeki payı 2023’te %23,9, 2024’te %26,0, 2025’te %29,3 oldu. En düşük gelirli %20’lik grupta artış daha sert: aynı yıllarda %29,2’den %33,2’ye ve %38,7’ye. Bu grupta gıdanın payı ise %36,6’dan %30,4’e ve %29,2’ye geriledi. Gıdanın payının düşmesi, gıdaya daha az ihtiyaç duyulduğu için değil, barınmanın bütçeyi itmesiyle açıklanabilecek bir harekettir; ancak araştırma miktar değil harcama ölçtüğü için bu yorum bir hipotez olarak kalmalıdır. Tek kişilik hanelerde konut ve kiranın payı bir yılda %35,2’den %41’e çıktı.

Fiyat verisi bu tabloyla uyumlu. Eylül 2026’da yıllık enflasyon %29,73’e inerken konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlar grubunda yıllık fiyat artışı %39,99, ulaştırmada %35,10, gıdada %27,62 oldu. Konut grubunun fiyatı manşet enflasyondan reel olarak yaklaşık %8 daha hızlı arttı. Bütçesinin %38,7’sini konut ve kiraya ayıran bir hanenin karşılaştığı fiili enflasyon, ulaştırmaya %25 ayıran üst gelir grubundaki bir haneninkinden farklıdır. Tek bir manşet enflasyon rakamı, iki hanenin satın alma gücündeki farklı aşınmayı aynı sayıya indirger.

Grafik 4
Türkiye, 2025: tüketim harcamasında üç kalemin payı (%)
Konut ve kira 38,7 25,7 Gıda ve alkolsüz içecek 29,2 12,4 Ulaştırma 8,6 25,0 En düşük gelirli %20 En yüksek gelirli %20 © petrolandeco.com

Kaynak: TÜİK, Hanehalkı Tüketim Harcaması 2025 (Hanehalkı Bütçe Araştırması). Paylar gelire değil toplam tüketim harcamasına göredir. Yorum: Alt gelir grubunda bütçenin üçte ikiden fazlası barınma ve gıdaya gidiyor; üst gelir grubunda ulaştırma, isteğe bağlı tüketimin araç ve seyahat gibi kalemlerini de içerdiği için yüksek çıkıyor.

Tablo 2
Türkiye: konut ve kira ile gıdanın tüketim harcamasındaki payı (%)
Kalem ve grup 2023 2024 2025
Konut ve kira, Türkiye geneli23,926,029,3
Konut ve kira, en düşük gelirli %2029,233,238,7
Gıda, Türkiye geneli20,618,117,3
Gıda, en düşük gelirli %2036,630,429,2
Konut ve kira, tek kişilik haneler31,835,241,0

Kaynak: TÜİK Hanehalkı Bütçe Araştırması, 2023, 2024 ve 2025 sonuçları. Yorum: Barınmanın payı en düşük gelir grubunda iki yılda 9,5 puan arttı. Araştırma harcamayı ölçer; payların değişimi fiyat ve miktar etkisini birlikte taşır.

Avrupa’da aynı baskı farklı bir ölçüyle izleniyor. Eurostat, toplam konut maliyeti harcanabilir gelirin %40’ını aşan hanelerde yaşayanların oranını konut maliyeti aşırı yükü olarak tanımlıyor. AB genelinde bu oran 2024’te %8,2, 2025’te %7,7 oldu; Almanya’da %11,2, Danimarka’da %23,4. Evini yeterince ısıtamayanların oranı enerji krizinin ardından 2023’te %10,6’ya çıkmış, 2024’te %9,2’ye inmişti. Aynı yıl kira, konut kredisi, fatura ya da taksit ödemelerinde gecikmeye düşenlerin oranı da %9,2 idi. Avrupa’daki göstergeler enerji şokunun en sert evresinin geride kaldığını, ama tüketimin artık gelirden hızlı büyüdüğü yeni bir evreye girildiğini düşündürüyor. Euro bölgesinde 2026’nın ilk çeyreğinde kişi başına reel gelir ve reel tüketim yerinde saydı; AB genelinde ise kişi başına reel tüketim %0,2 geriledi.

Ortalama Neyi Gizler? Gelir Dağılımı ve Tüketim

Toplam tüketim, hanelerin tüketimlerinin toplamıdır ve toplamı en çok harcayanlar belirler. Türkiye’de TÜİK’in 2025 gelir dağılımı sonuçlarına göre en yüksek gelirli %20’lik kesim toplam gelirin %48’ini, en düşük gelirli %20 ise %6,4’ünü aldı. Gini katsayısı 0,410; sosyal transferler hariç tutulduğunda 0,473. Böyle bir dağılımda üst gelir grubunun harcamasındaki küçük bir artış, alt gelir grubundaki belirgin bir daralmayı toplam istatistikte rahatlıkla örtebilir. Ortalama hanenin tüketimi artarken medyan hanenin, yani tam ortadaki hanenin durumu kötüleşebilir.

Bu nedenle medyan reel harcanabilir gelir, kişi başına ortalamadan daha dürüst bir refah göstergesidir. Ne var ki ulusal hesaplar ortalama üretir; medyan yalnızca yıllık anketlerden gelir ve gecikmelidir. Türkiye’nin en son medyan gelir verisi 2024 gelirlerine aittir. Bu yazı için çeyreklik veya güncel bir medyan reel gelir serisi kullanılamadı; böyle bir seri olmadan “tüketim artıyorsa haneler iyi” ile “tüketim artıyor ama ortadaki hane geriliyor” önermeleri arasında kesin bir seçim yapmak mümkün değildir.

Toplam tüketim en çok harcayanların sesini taşır. Hanenin gerçek durumu ise ortadakinin bütçesinde, alttakinin ödenmeyen taksitinde ve herkesin beklenmedik bir faturaya verdiği cevapta okunur.

Dağılım sorunu yalnızca Türkiye’ye özgü değil. ABD’de toplam borç servisi yatay ve tasarruf oranı pozitifken, düşük gelirli yetişkinlerin önemli bir bölümünün 100 dolarlık bir masrafı birikimle karşılayamaması aynı ekonominin iki yüzüdür. Toplam göstergeler varlıklı hanelerin güçlü bilançosunu, alt dilimlerin kırılganlığını birlikte taşıyor. Hangi yüzün baskın olduğunu anlamak için ortalamanın yanına mutlaka dağılımı gösteren bir veri konmalıdır.

Türkiye, ABD ve Avrupa: Aynı Soru, Farklı Tablolar

Üç ekonomi aynı soruya farklı cevaplar veriyor. ABD’de tüketim güçlü, toplam borç yükü sakin ve sıkıntı belli gelir gruplarında yoğunlaşmış. Euro bölgesinde tüketim zayıf ama son çeyreklerde gelirden hızlı büyüyor ve tasarruf oranı yüksek bir seviyeden yavaşça iniyor. Türkiye’de tüketim hacim olarak hasıladan hızlı büyüyor, borç stoku milli gelire göre küçük ama kısa vadeli ve pahalı, ödeme güçlüğü göstergeleri 2026’da belirgin biçimde kötüleşiyor. Türkiye’ye ilişkin bu bulgular kendi koşullarına aittir; yüksek enflasyon, sık değişen makroihtiyati kurallar ve düşük konut kredisi derinliği, benzer rakamların başka bir ülkede farklı anlamlar taşımasına yol açar.

Tablo 3
Hane kırılganlığı: üç ekonominin son verileri
Gösterge Türkiye ABD Avrupa
Reel tüketim%3,5 yıllık (2026 Ç2)%0,6 aylık (Ağustos 2026)Kişi başı yatay, euro bölgesi (2026 Ç1)
Hanehalkı tasarruf oranı%14,3 brüt (2025)%4,1 net (Ağustos 2026)%14,2 brüt, euro bölgesi (2026 Ç2)
Borç stokuMilli gelirin %10,1’i (2026 Ç1)Harcanabilir gelirin 0,90 katı (2026 Ç2)Bu yazıda derlenmedi
Borç servis oranıKarşılaştırılabilir seri bulunamadı%11,11 (2026 Ç2)Bu yazıda derlenmedi
Kartta ödeme güçlüğüTakip / bakiye %5,9 (9 Ekim 2026)Ciddi gecikmeye geçiş %6,97 (yıllık, 2026 Ç2)Ödeme gecikmesi olanlar %9,2 (AB, 2024)
Beklenmedik harcamayı karşılayamayan%25,1 (2025 anketi)400 dolar için %12 hiç ödeyemez (2025)%29,2 (AB, 2025 anketi)
Konutun borçtaki ağırlığıTüketici kredilerinin yaklaşık %24’üHanehalkı borcunun yaklaşık %70’iBu yazıda derlenmedi

Kaynak: TÜİK, TCMB, BDDK, ABD Ekonomik Analiz Bürosu, Federal Rezerv, New York Fed, Eurostat. Satırlar farklı tanım ve dönemlere dayanır; tablo bir sıralama değil, her ekonominin kendi içindeki durumunu gösteren bir pano olarak okunmalıdır. Kart satırındaki üç gösterge birbirinin karşılığı değildir.

Ülkeler arasında borçluluk karşılaştırılırken dört farkın hesaba katılması gerekir. Birincisi borcun vadesidir: 30 yıllık bir konut kredisinin aylık taksiti ile aylık faiz işleyen kart borcunun yükü aynı stok oranında çok farklıdır. İkincisi faiz türüdür: Sabit faizli borç, faiz artışlarını yıllarca hissettirmez; değişken ya da kısa vadeli borç hemen yansıtır. Üçüncüsü gelir düzeyidir: Düşük gelirli bir ekonomide aynı borç oranı, temel ihtiyaçlardan sonra kalan daha küçük bir gelir dilimine yük bindirir. Dördüncüsü varlık tarafıdır: TCMB’nin finansal hesaplarına göre Türkiye’de hanehalkı sektörü yurt içindeki diğer sektörlere karşı net alacaklı konumdadır ve finansal varlıklarının yarıdan fazlası para ve mevduattan oluşur. Ancak toplam net alacaklılık, borcu olan haneyle mevduatı olan hanenin aynı hane olmadığı gerçeğini değiştirmez.

Kırılganlık Nasıl Tespit Edilir? Bir Değerlendirme Çerçevesi

Tüketimin güçlü, büyümenin pozitif ve perakendenin canlı olduğu bir ekonomide hanelerin kırılganlığının arttığını tek bir gösterge söyleyemez. Ama göstergeler çift çift okunduğunda bir uyarı sistemi ortaya çıkar. Her çiftte ilki tüketimin gücünü, ikincisi o gücün bedelini ölçer. Aşağıdaki tablo bu yazıda kullanılan göstergeleri neyi ölçtükleri, neyi gösteremedikleri ve hangi hareketin uyarı sayılması gerektiğiyle birlikte özetliyor.

Tablo 4
Tüketim ile refahı ayırmak için gösterge çerçevesi
Gösterge Neyi ölçer Sınırı Uyarı sinyali
Medyan reel harcanabilir gelirTipik hanenin alım gücüYıllık ve gecikmeliReel tüketim artarken yatay ya da düşüşte
Kişi başına reel tüketimOrtalama tüketim miktarıDağılımı göstermezKişi başına reel gelirden kalıcı biçimde hızlı
Hanehalkı tasarruf oranıGelirin harcanmayan kısmıToplam; tanımı ülkeye göre değişirGelir artarken birkaç dönem üst üste düşüş
Borç servis oranıAylık zorunlu ödeme yüküTürkiye için düzenli seri yokStok sabitken yükselmesi
Takip ve gecikme oranlarıÖdenemeyen borçStok oranı eski alacaklarla şişebilirTakip tutarının bakiyeden hızlı büyümesi
Zorunlu harcamaların payıBütçe sıkışmasıHarcama ölçer, miktar ölçmezAlt gelir grubunda hızlı artış
Likit birikim ve beklenmedik harcama kapasitesiŞoka dayanma gücüBeyana dayalı anketTüketim artarken oranın kötüleşmesi
Gelir dağılımıOrtalamanın arkasındaki eşitsizlikYıllık, transfer etkisine duyarlıÜst grubun payı artarken toplam tüketimin hızlanması

Çerçeve Petrolandeco tarafından derlenmiştir. Tek bir sinyal sonuç için yeterli değildir; en az üç göstergenin aynı yönü işaret etmesi aranmalıdır.

Bu çerçeve Türkiye’ye uygulandığında tablo karışık ama okunaklıdır. Reel tüketim artıyor; işgücü ödemelerinin katma değerdeki payı hafifçe geriliyor; 2025’in tasarruf oranı yükselmiş görünüyor; zorunlu harcamaların payı alt gelir grubunda hızla büyüyor; takipteki alacaklar bakiyeden çok daha hızlı artıyor. Beş sinyalden üçü kırılganlığın arttığı yönünde, biri tersi yönde, biri nötr. Medyan reel gelir ve borç servis oranı ise eksik. Eksik göstergelerle verilen her hüküm, verinin taşıyabileceğinden fazlasını söyleme riski taşır.

Ana bulgu

Türkiye’de 2026’da tüketim hacim olarak güçlü, ancak bu gücün maliyeti borç tarafında birikiyor. Bireysel kart ve ihtiyaç kredilerinde takipteki alacaklar, bakiyelerin iki katından hızlı büyüyor ve ihtiyaç kredilerinde takip oranı kayıtlı en yüksek seviyede. Borç stokunun milli gelire oranı küçük olduğu için bu birikim henüz makro bir risk değil; fakat kısa vadeli, yüksek faizli ve alt gelir gruplarında yoğunlaşan bir borcun hane düzeyindeki yükü, stok oranının gösterdiğinden ağırdır. ABD’de toplam yük sakin, sorun dağılımda; Avrupa’da ise tüketim gelirden hızlı büyüyerek tasarruf tamponunu yavaşça inceltiyor.

Sonuç: Harcamayı Değil, Harcamanın Bedelini Ölçmek

Tüketimin artması, bir ekonominin canlı olduğunu söyler; hanelerin güçlendiğini söylemez. Aynı harcama artışı reel gelirdeki bir yükselişten de, fiyatların aynı sepeti pahalandırmasından da, birikimlerin eritilmesinden de, kart ve ihtiyaç kredisiyle geleceğin bütçesinden borç alınmasından da doğabilir. Bu mekanizmalar birbirini dışlamaz ve çoğu zaman aynı anda işler. Analizin görevi hangisinin baskın olduğunu verilerle göstermek, gösteremediğinde ise bunu açıkça söylemektir.

Bu yazının verileri üç ekonomi için farklı sonuçlara işaret ediyor. Türkiye’de güçlü tüketim ile hızlanan ödeme güçlüğü aynı takvimde yan yana duruyor ve ikisi arasındaki bağı netleştirecek iki gösterge, yani güncel medyan reel gelir ve hanehalkı borç servis oranı, kamuya açık düzenli seriler olarak bulunmuyor. ABD’de toplam bilanço sağlam ama tampon dağılımı eşitsiz. Avrupa’da harcama gelirden hızlı büyüyor, ancak tasarruf oranı hâlâ yüksek bir seviyeden iniyor.

Tüketimin ekonomik sağlığını değerlendirmek isteyen bir okur için pratik sonuç şudur: Büyüme verisindeki tüketim rakamını her zaman en az dört başka veriyle birlikte okumak gerekir. Reel gelirle karşılaştırılmalı, tasarruf oranının yönüyle sınanmalı, borç servisi ve takip oranlarıyla bedeli ölçülmeli, zorunlu harcamaların alt gelir grubundaki payıyla dağılımı görülmelidir. Bu dört göstergenin üçü aynı yönü gösteriyorsa, manşetteki güçlü tüketim rakamı hanelerin güçlendiğinin değil, zorlandığının işareti olabilir.

Kaynakça

TÜİK, Dönemsel Gayrisafi Yurt İçi Hasıla, II. Çeyrek: Nisan-Haziran 2026. Yayım: Ağustos 2026 sonu. https://data.tuik.gov.tr

TÜİK, Kurumsal Sektör Hesapları, 2025. Referans dönemi: 2025. Yayım: 8 Ekim 2026. https://data.tuik.gov.tr

TÜİK, Hanehalkı Tüketim Harcaması (Hanehalkı Bütçe Araştırması), 2023, 2024 ve 2025 sonuçları. Yayım: 2025 sonuçları Haziran 2026. https://data.tuik.gov.tr

TÜİK, Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistikleri, 2025 (gelir referansı 2024). Yayım: 30 Aralık 2025. https://data.tuik.gov.tr

TÜİK, Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması, Gelir Dağılımı İstatistikleri, 2025. https://data.tuik.gov.tr

TÜİK, Tüketici Fiyat Endeksi, Ağustos 2026 (yayım 3 Eylül 2026) ve Eylül 2026 (yayım 5 Ekim 2026). https://data.tuik.gov.tr

BDDK, Haftalık Bankacılık Sektörü Verileri, 2 Ocak, 2 Ekim, 9 Ekim ve 16 Ekim 2026 haftaları. https://www.bddk.org.tr/BultenHaftalik

TCMB, Finansal İstikrar Raporu 2026-I, Finans Dışı Kesim bölümü. Son gözlem: Mart 2026. Yayım: 22 Mayıs 2026. https://www.tcmb.gov.tr/wps/wcm/connect/559f289f-e867-459e-a485-bb8a450da29e/Tam+Metin.pdf

TCMB, Kredi Kartı İşlemlerinde Uygulanacak Azami Faiz Oranları, Ekim 2026. https://www.tcmb.gov.tr/wps/wcm/connect/TR/TCMB+TR/Main+Menu/Istatistikler/Bankacilik+Verileri/Kredi_Karti_Islemlerinde_Uygulanacak_Azami_Faiz_Oranlari

TCMB, Para Politikası Kurulu Kararı, 22 Ekim 2026. https://www.tcmb.gov.tr

TCMB, Finansal Hesaplar Raporu, 2026 II. Çeyrek. Yayım: Ekim 2026. https://www.tcmb.gov.tr

Bankalararası Kart Merkezi, Ağustos 2026 Kartlı Ödeme Verileri. Yayım: 16 Eylül 2026. https://bkm.com.tr

U.S. Bureau of Economic Analysis, Personal Income and Outlays, August 2026. Yayım: 30 Eylül 2026. https://www.bea.gov/news/2026/personal-income-and-outlays-august-2026

Board of Governors of the Federal Reserve System, Household Debt Service Ratios, 2026 Ç2. Güncelleme: Eylül 2026. https://www.federalreserve.gov/releases/DSR/default.htm

Board of Governors of the Federal Reserve System, Financial Accounts of the United States (Z.1), 2026 Ç2. Yayım: 11 Eylül 2026. https://www.federalreserve.gov/releases/z1/current/recent_developments.htm

Federal Reserve Bank of New York, Quarterly Report on Household Debt and Credit, 2026 Ç2. Yayım: 11 Ağustos 2026. https://www.newyorkfed.org/newsevents/news/research/2026/20260811

Federal Reserve Bank of New York, Liberty Street Economics, kredi kartı gecikme ölçülerinin uzlaştırılması üzerine not. Yayım: 11 Ağustos 2026. https://www.fedinprint.org/item/fednls/103634

Board of Governors of the Federal Reserve System, Economic Well-Being of U.S. Households in 2025. Saha: Ekim 2025. Yayım: Mayıs 2026. https://www.federalreserve.gov/publications/2026-economic-well-being-of-us-households-in-2025-savings-investments.htm

Eurostat, Household saving rate decreases to 14.2% in the euro area, 2026 Ç2 ilk tahmin. Yayım: 2 Ekim 2026. https://ec.europa.eu/eurostat/en/web/products-euro-indicators/w/2-02102026-bp

Eurostat, Household real income per capita stays stable in the euro area, 2026 Ç1. Yayım: 27 Temmuz 2026. https://ec.europa.eu/eurostat/web/products-euro-indicators/w/2-27072026-ap

Eurostat, EU-SILC 2025: inability to face unexpected financial expenses (ilc_mdes04) ve housing cost overburden rate (ilc_lvho07a); Almanya Federal İstatistik Ofisi derlemesi. https://www.destatis.de/Europa/EN/Topic/Key-indicators/SocialIssuesLivingConditions.html

Eurostat, Living conditions statistics at regional level (2024 verileri: ısınma, ödeme gecikmesi, beklenmedik harcama). https://ec.europa.eu/eurostat/statistics-explained/index.php?title=Living_conditions_statistics_at_regional_level

Eurostat, 10.6% of EU population struggled to keep homes warm (2023 verisi). https://ec.europa.eu/eurostat/web/products-eurostat-news/w/ddn-20250123-2

Bu makalede yer alan bilgi ve değerlendirmeler yalnızca bilgilendirme amacıyla sunulmaktadır; yatırım danışmanlığı veya alım-satım tavsiyesi niteliği taşımaz. Yatırım danışmanlığı sözleşme çerçevesinde sunulmaktadır. Geçmiş performans gelecekteki sonuçların güvencesi değildir. Veriler kamuya açık kaynaklardan derlenmiş olup doğruluk konusunda garanti verilmemektedir. Bu içeriğe dayanılarak alınan kararların sonuçlarından okuyucu şahsen sorumludur.

Petrolandeco
Enerji · Jeopolitik · Makroekonomi